Ebu Hureyre (radıyallâhu anh)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Sizler idareciliğe düşkün olacaksınız. Fakat bu, kıyamet günü (dünyadayken görevini yerine getiremeyen kimseler için) pişmanlık olacaktır. Süt emziren kimse, (bu durumdayken) ne güzeldir. Sütten kesen de (bu durumdayken) ne kötüdür.”
(Buhârî, Ahkam 7; Nesâî, Biat 39; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/590)
(Burada mecazi bir anlatım var. O da şu: İdareciliğin başlangıcı, kişiye, güzel ve hoş gözükür. Bundan ayrılış ise kişiye sütten kesilme gibi kötü gelir.)
Ebu Zerr (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir:
“Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem’e:
– ‘Ey Allah’ın Rasulü! Beni (bir yere) vali yapmayacak mısın?’ diye sordum. O da, eliyle omzuma vurdu. Sonra şöyle dedi:
– ‘Ey Ebu Zerr! Sen zayıfsın. Bu valilik işi, bir emanettir. Gerçekten kıyamet gününde bu idarecilik görevi, kepazelik ve pişmanlıktır. Yalnız onu hakkıyla alıp o hususta üzerine düşeni yapan müstesna!’ buyurdu.”
(Müslim, İmaret 16 (1825); Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/206. Aynca b.k.z: Beyhakî, Sünenü’l- Kübrâ, 10/95)
Mikdâm b. Ma’dîkerib (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir:
“Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), Mikdâm’ın omzuna dokunarak:
– ‘Ey Mikdamcığım! Ne mutlu sana! Eğer ölürsen (halkın başında) bir idareci de değilsin. (Bir idarecinin) katibi de değilsin. (Haklarında) bilgi toplayıp (devlet başkanına sunmak üzere halk arasında) görevli bir kimse de değilsin’ buyurdu.”
(Ebu Dâvud, Haraç 5 (2933)
