El-Veliyy Allah’ın adıyla başlar aşk. Allah için severse hayat bulur aşıklar. Kuralsız, çıkarsız sevdiği müddetçe temizdir bir insanın yüreği. Alemlere rahmet, Efendimiz (S.A.V)’den öğrendik biz insanları Allah(c.c) için sevmeyi.
Dünyalık menfaatler üzerine kurmayalım sevdamızı. Aleme değil, Alemin Sahibine sunalım aşkımızı. Tüm mesele bu noktada başlıyor işte. Sevilmek için değil, fayda sağlamak için değil, Allah(cc) rızası için sevmek.Öyle bir sevmek ki Allah’a ulaşmak. Kalbimizi bozmadan,karşılık beklemeden sevmeyi öğrenmek. O zaman kırıklıklarımız da azalır, yüreğimiz de genişler, mutluluğumuz, huzurumuz da artar.
Karşılık beklemeden seversek eğer, ummazsak sevilenden bir şeyler. El-Veliyy Aşkımız da tatlı olur, ömrümüz de. Allah rızası olursa aşkımızın teması, karşılığı bol aslında alırız ahirette mükafatımızı.
Allah için seversek eşimizi, dostumuzu. Yanlışına, kusuruna göz yummak edersek huyumuzu. Nefisle değil, gönül gözüyle bakarsak güzel görürüz her duruşunu. Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır, Said Nursi’nin sözü. Allah aşkıyla yanan, hayatında bunu düstur edinen bir kalbi olan fani nasıl görmez ki cenneti. Nasıl almaz ki her iki alemde lezzeti.
Biz ki ahir zamanda, sevgi kıtlığına denk gelmiş Muhammed Ümmmeti. Menfaate bağlamış her bir sevgi sözcüğünü, yalan sevdalara takılmış insanlığın gözü. Bismillah demeden başlamışız sevmeye, sevdamız ondan bereketsiz belki de. Kavrayamamışız aşkın,sevdanın anlamını. Anlamamışız Şems’le Mevlana’nın arasında ki bağı. Hadislerde bile geçmiş, karşılıksız değil Allah’ın sevgisiyle müjdelenmiş.”Allah Teala hazretleri buyuruyor ki: “Benim celalim adına birbirlerini sevenler var ya! Onlar için nurdan öyle minberler vardır ki, peygamberler ve şehidler bile onlara gıbta ederler.” (Tirmizi, Zuhd 53)
Allah için sevmenin karşılığı O’nun sevgisini kazanmaksa bu cimrilik niye peki ? Kişi sevdiği ile beraber haşrolur, derken Efendimiz menfaatimiz için sevmelerimizi mi kastetti ki, her sevgimizi bir çıkara bağlar olduk biz. Çalışıp kazanmak misali, çok sevip, çok sevilmeyi, sevgimizin karşılığını fanilerden bulmayı umduk hepimiz.
Aşkın acısı üzerine methiyeler, dizeler, şarkılar, şiirler… Aşkın acısı olmaz, Allah(c.c) geçiyorsa bir işte o iş acıtmaz. El-Veliyy Aşkın hasreti olur, vuslatı olur ama acısı olamaz. Allah (c.c) aşkıyla yanan bir kalp hiçbir zaman acımaz. O, El-Veliy ismiyle sevdiği kullarının dostudur, El-Vedud ismiyle sevilmeye layık olandır . . .
Yine mecaza takılıp kalışlarımız, cahilliğimiz sevdayı fanide aramışız. Gülün bülbüle olan aşkında Allah’ı bulamamışız. Mevlana nasıl yanmış, Şems nasıl sevdalanmış anlamamışız.
Mevlana’nın da dediği gibi fani sevdalarımızın birer köprü olup, bizi en yakın zamanda İlahi aşka ulaştırmasıdır niyazımız.


