Nâfi’ (rahmetullâhi aleyh)’den rivâyet edilmiştir:
“Abdullah ibn Ömer (radıyallâhu anh), kendisiyle birlikte yemek yemesi için bir yoksul kimse getirilmedikçe yemek yemezdi.
(Hadisi rivâyet eden Nâfî’ der ki:) (Bir gün) Abdullah ibn Ömer’le birlikte yemek yemesi için bir adamı onun yanma koydum. Adam da çok yedi. Bunun üzerine Abdullah ibn Ömer:
– ‘Ey Nâfi’! Bu kimseyi benim yanıma (bir daha) koyma. Çünkü ben, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i:
– ‘Mümin kimse bir midelik yer. Kafir ise yedi midelik yer’ diye buyururken işittim’ dedi.”
(Bu hadiste kastedilen hususun ne olduğu hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür:
Bazılarına göre, bununla; müminin yemeğe besmeleyle başlaması ve bu nedenle de şeytanın onun yemeğine ortak olamayacağı, kafir ise yemeğe besmeleyle başlamayacağı ve bu nedenle de şeytanın onun yemeğine ortak olup çok yemek yiyeceği ifade edilmiştir.
Hadiste asıl gözetilmesi gerekli nokta; az yemek yemenin sağlık açısından önemli olduğudur. Çünkü insanın az yemek yemesi, sağlığını büyük bir oranda etkilemektedir. Bugün mide hastalıkları, damar tıkanıklığı, kalp hastalıkları, şişmanlık gibi hastalıklarda dikkatsiz beslenme, çok yemek yeme vb. hususlar yatmaktadır. İşte Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem), özellikle de mümin kişilere sağlık açısından az yemek yemelerini önermektedir.)
