Category Archives: Dini Bilgiler

Kadere İman-İnsan Hürriyeti Nedir?

İslâm’ın kaza ve kadere iman esasını, insan hürriyetine aykırı görmek doğru değildir. Çünkü bir Müslüman’ın kadere iman etmesi demek, esas itibarıyla, her şeyin Allah’ın bilmesi, dilemesi, kudreti ve yaratması ile olduğuna, Allah’tan başka yaratıcı bulunmadına inanması demektir. Kadere iman, insandaki sorumluluğu yok saymak anlamına gelmez. Zira, İslâm, hem küllî irade ve kudret sahibi, kâinatı yaratan… Read More »

Üsâme B. Zeyd

     Ömrünün 20 senesine yakınını Rasûlullah’ın (s.a.s.) çok yakınında geçi ren ve O’nun ahlâkıyla ahlâklanan bir sahabî. O, Hz. Peygamber’in azatlı kölesi ve vefakâr hizmetçisi Zeyd b. Han se’nin (r.a.) ve Rasûlullah’ın (s.a.s.) evlâtlarının mürebbiyesi İslâm’ın beşiğinde dünyaya gelmiş bu sahabî, kabiliyeti ve dirayetiyle küçük yaş larda savaşlarda yer aldı. Hicret’in VIII. senesinde teşkil… Read More »

İlahî İradenin Esas Olduğunu Bildiren Âyetler Nelerdir?

“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.” (İnsan sûresi, 76/30) “Allah dileseydi, onu yapamazlardı.” (Enam sûresi, 6/37) “Allah dilemeyince iman edecek değillerdi.” (Enam sûresi, 6/111) Görüldüğü gibi birinci grup âyetlerde insanın hür bir varlık olduğu. İkincisinde ise, İlâhî iradenin esas ve belirleyici olduğu vurgulanmaktadır. Bu iki grup âyet arasında telifi mümkün olmayan bir zorluk söz konusu değildir. Birinci… Read More »

Zeyd B. Sâbit

    Zeyd b. Sâbit (r.a.), İslâm tarihinin en önemli görevi kendisine verildi­ğinde henüz genç bir delikanlıydı. Hz. Ebû Bekir döneminde Kur’anî toplama görevi verilmişti. Hz. Ebû Bekir ona: ‘Sen genç ve akıllı birisisin. Allah Rasûlü’ne vahiy kâtipliği yaptın, Kur’an ayetlerini bir araya topla.’ Hz. Os­man, Kur’an’ı tek elde toplayıp çoğaltmak isteyince, bu görev yine… Read More »

İnsanın Hareketlerinde Hür Olduğunu Belirten Âyetler Nelerdir?

“Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.” (İnsan sûresi, 76/3) “De ki, (size gelen) gerçek/hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf sûresi, 18/29) “Her kim iyi bir iş yaparsa lehine; her kim de kötülük yaparsa aleyhinedir. Rabbin kullara asla zulmetmez.” (Fussılet sûresi, 41/46) “Her nefis kazandığı karşılığında rehindir.… Read More »

Muaz B. Cebel (R.A.)

    Allah’în Rasûlü (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Muaz kıyamet günü âlimlerin önünde olacaktır.” Abdullah b. Mes’ud da şöyle demiştir: “Muaz tek başına bir ümmetti.” Muaz vefat ettiğinde otuz üç yaşındaydı ve Hz. Ömer (r.a.) döneminde vefat etmişti. Rasûlullah döneminde yirmili yaşlarda olan bu genç için Rasû- lullah (s.a.s.): “Kur’an’ı dört kişiden okuyun; Abdullah b. Mes’ud,… Read More »

İnsan İradesinin İlâhî İrade Karşısındaki Konumu

Kur’ân’da kader kavramı sadece insanla değil, mikro âlemdeki zerrelerden makro âlemlere kadar bütün bir kâinatla ilgilidir. Yani sebep ve sonuç çizgisi içinde varlık sahasına çıktığına şahit olduğumuz her bir mevcut, bir ilâhı program (kader) içinde meydana getirilmektedir. İlgili âyetler dikkatle incelendiğinde bu husus açık bir şekilde görülür. Kur’ân, insanla alâkalı kader konusunu ele alırken meseleyi… Read More »

Mus’ab B. Umeyr (R.A.)

    Mus’ab b. Umeyr (r.a.), Mekke’nin en zengin ve yakışıklı genci İslam’la tanıştığında henüz 15 yaşında bile değildi, türlü işkenceler gördü, elindeki tüm dünyalıkları kaybetti. Allah Rasûlü’nün (s.a.s.) emriyle Habeşistan’a hic­ret eden kafileye katıldı. Bu teslimiyeti ve fedakârlığı ona İslam’ın en zorlu ve şerefli görevlerinden birini nasip etti. Allah Rasûlü’nün elçisi olarak Me­dine’ye hicret… Read More »

Bir İman Esası Olarak Kader

İslâm’da kadere iman etmenin zaruretinin, iki delilden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bunlardan birincisi, birçok âyette kadere işaret edilmesi ve kadere iman edilmesi gerektiğini gayet açık bir şekilde bildiren hadislerin varlığı; İkincisi, Cenab-ı Hakk’ın kayıtsız ve sınırsız olan mutlak ilim, irade ve kudret sıfatlarına iman etmenin gereğidir. Kur’ân’da insanla alâkalı kaderin mevcudiyetini bize bildiren birçok âyet vardır. Şimdi… Read More »

Bu Ümmetin Hıbri (Âlimi) Abdullah B. Abbâs

    Abdullah b. Abbâs, hicretten birkaç sene önce Mekke’de doğmuştur. Doğduğunda, babası onu Peygamber’e götürdü. Peygamber efendimiz onu kucağına alıp, mübarek ağzına aldığı bir hurmayı damağına sürdü ve: “Allah’ım! Onu dinde fakîh kıl ve kitabını ona öğret” diyerek dua etti. Bu dua bereketiyle, ilimde çok yüksek derecelere ulaştı. Daha küçük yaştayken, Hz. Peygamber’in yanma… Read More »