Mus’ab b. Umeyr (r.a.), Mekke’nin en zengin ve yakışıklı genci İslam’la tanıştığında henüz 15 yaşında bile değildi, türlü işkenceler gördü, elindeki tüm dünyalıkları kaybetti. Allah Rasûlü’nün (s.a.s.) emriyle Habeşistan’a hicret eden kafileye katıldı. Bu teslimiyeti ve fedakârlığı ona İslam’ın en zorlu ve şerefli görevlerinden birini nasip etti. Allah Rasûlü’nün elçisi olarak Medine’ye hicret etti. Tek başına, henüz on sekiz yaşında… İslam’ın Medine’sinin temellerini attı. Gittiği yer hiç bilmediği, sonucun belli olmadığı bir şehirdi. İlk etapta hoş karşılanmamış, kabile reisleri onun gelişinden rahatsız olmuştu. Ancak göreve bağlılığı, işinin hakkını vermesi ve sebatıyla gönülleri fethetmişti.
