Category Archives: Dini Bilgiler

Dört Mezhebe Göre Kadınların Özel Hali – 6

İlk defa âdet kanaması gören genç kızın kanaması, kanamanın en sonu olan süreyi geçmesi halinde farklı görüşler vardır. Ebu Hanife’ye göre hayzın en son süresi kadar hayızlı olur, ki bu süre ona göre on gündür. İmam Malik’den gelen bu konuda iki rivayet vardır: Bunların meşhur olanı -ki bu İbnü’l-Kasım’ın rivayetidir- bu durumdaki genç kızın hayzın… Read More »

«Hac Yolları»

Göründü bak yine Kâbe yolları, LEBBEYK okur bunda mü’min dilleri, Medine’nin açmış taze gülleri, Muhammed’e vardık Allah aşkına.. Soyunduk libası, giydik ihramı; Uzak dursun bize dünya haramı, Çün ziyaret eyleyince Harem’i, Muhammed’e vardık Allah aşkına.. Bâb-üs-selâm dedik, girdik Kâbe’ye; (Şükür Yâ Rab!) diye vardık secdeye, Allah Allah diye geldik cezbeye, Muhammed’e vardık Allah aşkına.. Beytullah’ı’tavaf… Read More »

Dört Mezhebe Göre Kadınların Özel Hali – 3

– Adet kanaması görmekte olan kadının belden yukarısından (şehvet yönünden sevişmek vesaire gibi) yararlanmak mümkündür. Diz kapağı ile göbek arasına yaklaşmak (cinsel bir duygu ile) haramdır. Bu, Ebu Hanife, Şafiî ve Malikî’nin görüşüdür. Hanbelî’ye, Hanefî’den İmam Muhammed’e, Malikî mezhebinden ileri gelenlerden bazı alimlere ve bazı Şafiî alimlerine göre, kadının üreme organı hariç olmak üzere, ilişkide… Read More »

«Ramazan»

On bir ayın sultanı yine şevk ile geldi, Muhammed bülbülleri hâfızlar dile geldi, Melek yüzlü mü’minler dağıldı câmilere, Hak inayet eyledi, affa vesile geldi.. Minareler donandı kandil kandil nur ile, Mü’minler hazırlandı neş’e ve sürür ile, Fakir – zengin her eve doldu rahmet, bereket; Ramazana kavuştuk hamdolsun huzur ile. Namaz dine burhandır, iymanın alâmeti; Oruç… Read More »

Dört Mezhebe Göre Mestlerin Meshi – 9

Abdestli İken Mesti Çıkarmak: – Mesti giydikten sonra mesh etmiş halde abdestli iken mestini çıkaran kimse, Ebu Hanife ve Şafiî’de tercih edilen görüşe göre ayağın yere basan kısmını yıkar, mesti çıkarma süresi uzun olsun kısa olsun durum aynıdır. Malikî ve Hanbelî’ye göre onun yerine ayakları yıkar. Mestin çıkarıldığı süre uzun olursa abdesti yeniler. Hasan-ı Basrî… Read More »

« Cemal-i-İlâhi»

Lûtfuna mazhar olan, Cennetine girmez mi? Hak rızasını bulan, Cemalini görmez mi? Aşk ile püryan olan, Didesi giryan olan, Sivâdan üryan olan, Vuslatına ermez mi? Emr-ü nehyin gözeten, Nefsiyle cihad eden, Hakkın yolundan giden, Dağları devirmez mi? Aşkullah ile yanan, Zikr-i hakla uyanan, Hak rengine boyanan, Nefsin yere sermez mi? Bulan kulluk izzeti, Tadan tâ’at… Read More »

Dört Mezhebe Göre Mestlerin Meshi – 6

Mestteki Yırtık: Malikî mezhebinde ise mestteki yırtık (veya delik) aşırı derecede olmadıkça mesh caizdir. Şafiî’nin eski görüşü de böyledir. Davud-u Zahirî ise mestteki yırtığın durumu az olsun, çok olsun mesh etmenin caiz olduğu görüşündedir. Sevrî ve bir başkası, mestle yürümek mümkün oldukça mesh etmenin caiz olduğu görüşündedir. Evzaî ise: “Mestten dışarı çıkan kısma ve ayağın… Read More »

«El-Meded»

Affet isyanım benim, Halim yaman Allahım, Refet nisyanım benim, Meded aman Allahım.. Defterim doldu siyah, Amelim tekmil günah, Şensin kuluna penâh, Meded aman Allahım.. Affına güvenirim, Kapmda dilenirim, Kovsan, yine gelirim; Meded aman Allahım.. Ben, bir yüzü karayım; Sana nasıl varayım, Ya kime yalvarayım, Meded aman Allahım.. Ömrümü ettim heder, Mücrimim, halim beter; Bana KULUM… Read More »

Dört Mezhebe Göre Mestlerin Meshi – 3

Mestin Neresi Mesh Edilir? – Meshde sünnet olan üç imama göre mestin hem üstünü, hem altını mesh etmektir. Hanbelî mezhebine göre sadece üstünü mesh etmektir. Sadece üstünü mesh etmek ittifakla yeterlidir. Sadece altını mesh etmek ise görüş birliği ile yetersizdir.

«Ashab-ı Kiram»

Medine’nin yolları, Yeydir havza içinde, Muhammed’in gülleri, Kokar Ravza içinde.. Huzuruna varanlar, Ağlar sürür içinde, El bağlayıp duranlar, Görürler nur içinde.. Bir cennet bahçesidir, Kokar sünbül içinde, Muhammed lehçesidir, Okur bülbül içinde.. Eba-Bekir yâr-ı gar, Cümle ashap içinde, Oldu ana hemcivar, Kaldı ahbap içinde.. Ömer adi ile kaim, Bunca hukkâm içinde, Buldu hayat-ı dâim, Ukbâda… Read More »