“Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum” (Enbiya, 87. ayet)
Kalbimiz bizlere verilen en önemli nimetlerdendir. Kişi kalbinde hissederse imanı veya imansızlığı yaşar. Kalp, bizim ona verdiğimiz manevi gıda ile beslenir ve her ne verirsek onu ruhumuza nakleder.
Efendimiz (sav): ‘İnsan vücudunda bir et parçası vardır, o iyi olursa tüm vücut iyi olur.” buyurarak bizlere kalbimizin hayatımız üzerindeki yerini işaret etmiştir.
Kalp ile söylenecek birçok kelam olduğu gibi yine kalp, Allah (cc)’ın evi olmuştur, yani ‘Beytullah’ ismi verilmiştir.
Kendimiz için kalbimizi ne şekilde kullandığımız gibi, nelerden uzak tutacağımızda çok önemlidir.
Kalbimize, nefsimize ve aklımıza şüphe verecek her şeyden uzak durmalıyız. Kalbimizi, Allah (cc) sevgisi, zikri ve tefekkürüne emanet etmeliyiz.
Zamanını öldüren boş ve ahlaksız dergiler, tv programlan, kitap ve buna benzer her şeyden uzak dur!
Hayatımızı ve ailemizi kötü durumlara düşürecek her halden kalbimizi uzak tutmalıyız.
Unutmamalıyız ki! Kalp Allah (cc)’a yönelir ise kişi vicdan sahibi olur, ailesine, evlatlarına, akrabasına ve tüm insanlığa vicdan nazarı ile bakar, muamele eder.
Kalbimizin kararmasına müsaade etmeyelim, kendimize ve neslimize zulmetmeyelim.
Gönlüne yerleştirilen ‘Annelik’ duygusu, merhamet ve şefkat Allah (cc)’m sana bahşetmiş olduğu bir lütuftur.
