Allah (cc), Müslüman kullarını İman nuru ile taçlandırdı ve onlara mutluluğun asıl lezzetini tattırdı.
İnsanlar hayatta farklı sebep ve maksatlardan mutlu olmaktadır, mutluluğun dereceleri vardır. Nasıl ki bir annenin mutluluğunu anne olmayan birinin anlayamazsa, imanın lezzet ve mutluluğunu, imandan yoksun kimselerin anlaması mümkün değildir. Ayrıca, inancımızın bizlere öğretmiş olduğu değerler ile biz; yaşadığımız her şeyden güzel manalar çıkartarak mutluluğumuzu artırmış oluruz.
Bir kişi sana; eğlendirici müziğin, seviyesiz şarkıların, yıkıcı dizilerin, saçma sapan komedilerin, müstehcen film ve dergilerin huzur ve mutluluk getirdiğini söylerse yalan söylemiş olur.
Aslında bu işler, kendisini pişmanlık içerisinde tevbe kapısını aralayan insanların tabiri ile; mutsuzluğun ta kendisi ve onun anahtarı olmaktadır.
Bizler için hayat masiva ve boş vakitten ibaret değildir. Bizi güçlendiren ve hayatta bir takım mutlulukları tatmak adına çekilen zorluklar, bizim imanımızı kuvvetlendirir ve mutlu kılar.
Bu durumda sen, hayatı boş ve anlamsız kılan, Rab- binin rızasına ters düşecek ve seni bir hiçlik karanlığına düşürecek hallerden sakın ve o kimselerden olma.
Tevbe kapısı bizler için her an açıktır, düştüğün yahut düşeceğin durumlardan Allah (cc)’a sığın. Kendini manevi duygulara ada ve güzel işler ile meşgul ol. Maneviyattan yoksun karanlık ve mutsuz bir hayatın sokaklarında değil, manevi olgunluk ile bazen mutlu bazen gam ve keder içerisinde ama mükafatı cennet olan mutluluk vadilerine koş.
