Author Archives: Esengül Pektaş

Peygamber Efendimiz Yavrusunu Dualarla Teselli Ederdi

ONU, O KADAR ÇOK SEVİYORDU Kİ… O, küçük yaşta anasız kalmış, boynu nadide ve narin çiçekler gibi bükülmüştü. En küçük kızıydı… Belki de küçüklerin farklı bir durumu vardı babaların yanında. Daha korunmasız ve daha güçsüzdüler büyüklere nazaran. Fatıma da peygamberimiz için öyleydi. Çok sevdiği yavrusunun yüzü hiç gülmedi bu dünyada. Hayatı hep zorluklarla geçti. Cennet… Read More »

Peygamber Efendimizin Altı Çocuğu da Ölmüştü

PEYGAMBERİMİZ, DÖRT KIZ, üç erkek çocuk babasıydı. Yedi çocuk ona “baba” dedi, “babacığım” dedi, “babam” dedi. Yedi çocuk, onun sevgi dünyasına herkesten farklı girdi. Şefkat dünyasında herkesten farklı yer aldı. O, yedi çocuğa “yavrum” dedi. Bu yedi çocuktan altısı peygamberimiz hayatta iken öldü. Altı çocuğu kendi yolcu etti ahirete. Beşini kendi koydu kabre. (Hz. Rukiyenin… Read More »

Peygamber Efendimiz Bencil Bir Baba Değildi

O HEP BAŞKALARI İÇİN DİLEDİ. Hiç “ben” demedi. “Ben” demeyen babanın, çocuğu da bencil olmadı, ben demedi. Fatıma’nın nikahı olmuştu. Kız için adet olan mihr çok az bir miktar olarak kararlaştırılmıştı. Fatıma, nikahında, hiç dünyevilik olmasını istemedi. Dünyevi olan bir karşılık onun içine sinmedi. Onun evliliğini Rabbi dilemişti, nikahını madem ki Rabb’i kıymıştı, mihrini de… Read More »

Peygamber Efendimiz Fedakar Bir Babaydı

İNCİ TANELERİ gibi yaşlar yuvarlanıyordu yavruların gözlerinden. Açlığın verdiği elem çocukları ağlatıyordu. Acıkmışlardı. Anne çaresizlikle baktı yavrularının açlıktan sararmış yüzlerine. Yokluğu var eden gülümsemesiyle yavrularının başlarını okşadı. Baba gelmişti. Ağlayan küçüklere baktı. Anneye çocukların niçin ağladığını sordu. Çocuklar yemek istiyordu. Evde bir şey yoktu. Yüreği çocuklarına bir şeyler getirememekle yaralı baba, bir iş bulup çalışmak… Read More »

Peygamber Efendimiz Çocukları Olmadan Medine’ye Girmedi

PEYGAMBERİMİZ Mekke’den ayrılmıştı. Doğduğu, büyüdüğü, evlendiği, peygamberlikle müjdelendiği yurttan yuvadan, çocuklarının doğduğu diyardan ayrılmıştı. Terk etti. Tek olarak… Her şeyi bırakıp gitti. Dünyadan çıkıp gider gibi gitti. En önemlisi çocuklarını bırakıp gitti… Hz. Ali’ye iki emanet bırakmıştı, iki vazife. Mekke müşrik-lerinin emanetleri ve kızları… Hz. Ali emanetleri sahiplerine verdi. Asıl emanet olan Peygamberimizin kızları, Fatıma… Read More »

Erkeklerle İddialaşma

DOSTLARI, GÜNEŞİN ETRAFINDA yıldız yıldız oturuyorlardı. Varlığın ruhuna takılmıştı ruhları. Onu dinliyorlardı. Mutlulukları asra isim olmuştu. Asr-ı Saadet… Yıldızlarına sordu Güneş: “Kadın için en hayırlı olan nedir?” Cevap bulunamadı. Pek çok şey olabilirdi. Ama en hayırlısı ne idi? Hz. Ali bu cevabın kimde olacağını bilerek hemen eşine koştu, soruyu Hz. Fatıma’ya sordu. Aldığı cevabı hemen… Read More »

Peygamber Efendimiz Kızı Hz. Zeyneb’in Son Yolculuğunda

EN BÜYÜK KIZIYDI. İlk çiçeği. İlk kucağına aldığı yavruydu. Ona, ilk defa “baba” diyendi. Daha otuzlarındaydı ayrılırken bu dünyadan. Hüzün dolu, çile dolu bu dünyayı bırakıp ötelere yol aldı… Peygamberimiz kızının vefatına son derece üzülmüştü. Babanın üzüntüsü, yanındaki dostları, konuşma cesaretinden alıkoyuyordu. Sevgi tomurcuğu koparılmıştı bağrından… Üzgündü Allah Resulü… Üzgündü herkes onunla birlikte. Hüzün suskun… Read More »

Peygamber Efendimizin Hz. Zeynep’le Haberleşmesi

PEYGAMBERİMİZ, Mekke’ye hicret ederken kızı Zeynep geride kalanlardandı. Evli olan Zeynep’in eşi henüz Müslüman olmamıştı. Zeynep’i çok seven eşi onun Medine’ye babasının yanma gitmesine izin vermişti. Fakat bu kaçış, o esnada hamile olan Zeynep’in müşrikler tarafından yakalanıp, devesinden düşürülerek çocuğunu kaybetmesiyle neticelenmişti. Zeynep, tekrar Mekke’ye, müşriklerin arasına dönmek zorunda kalmıştı. Bunalıyordu, üzülüyordu. Her gün hasretle… Read More »

En Güzel Çiftler Hz. Osman ve Hz. Rukiye

PEYGAMBERİMİZİN İKİNCİ KIZIYDI. Çok güzeldi. Hz. Osman’la evlenmişti. Bu çifti birlikte görenler eşlerin en güzeli Osman ve Rukiye demekten kendilerini alamazlardı. Çileli bir hayat başlamıştı bu genç evliler için. Habeşistan yollarına düşmüşlerdi. Hiç bilmedikleri yerler… Gariplik ve kimsesizlik… Bir de yoksulluk eklenince… Yabancı diyarlardaki çileli hayatın bir başka yanını da Rukiye’nin güzelliği oluşturuyordu. Peygamberin inci… Read More »

Peygamber Efendimiz Gelin Olan Kızını Ziyaret Etti

GELİNDİ O… Yani gelen. Gelindi o… Evinden giden, yeni bir eve gelen… Tomurcuk, dalından kopmuştu. Ayrılık şebnemleri düş-müştü yüreklere. Her gelin gibiydi O da. Baba ocağına özlemle bakan bir duruşu vardı yeni evinde. Hasret duyan bir yürekle bakıyordu oraya. Bekliyordu… Hasreti kaldıracak bir adım, bir bakış, bir ziyaret bekli-yordu… Kim gelecekti? İlk vuslat muştusunu kim,… Read More »