Author Archives: Esengül Pektaş

Kalu Bela Ne Demektir?

Suâl: Ne zamandan beri müslümansın? Cevap: (Kalû belâ) dan beri müslümanım. Suâl: Kâlû ne demektir? Cevap: Ahdi misâk (söz verme-sözleşme zamanı) demektir. Yani, Allâh dünyayı ve bütün varlıkları yaratmadan önce, bütün gelmiş ve gelecek insanların ruhlarını yaratmış ve bütün ruhları kendi (Huzur-u İlâhisinde) toplayarak “Elestü birabbiküm – Ben sizin Rabbınız değilmiyim?” diye suâl buyurduğunda (sorduğunda) ruhlar… Read More »

Mezheb Nedir Ve Mezheplerimiz

Mezheb, gidilecek din yolu demektir. Mezheb, Mezheb imamlarının edille-i şer’iyye’den çıkardıkları hükümler ve meselelerdir. İki kısma ayrılır: 1. İtikâtî mezhebler, 2. Amelî mezhebler, İtikâdda mezhebimiz, ehl-i sünnet vel Cemâat mezhebi; yâni Peygamber Efendimizin yolunda ve gösterdiği yolda gidenlerin mezhebidir. İmâmımız, Ebû Mansûri Matürîdî’dir. İmâm-ı Matürîdî Hicrî 280 senesinde doğmuş 333 senesinde vefât etmiştir. Amelde Mezheb… Read More »

İcmali Ve Tafsili İman Nedir?

İmân, inanılması gereken konular/esâslar bakımından icmâlî îmân ve tafsîlî îmân olmak üzere iki başlık altında açıklanır: a) İcmâlî îmân: İnanılması gerekli olan esâslara kısa ve kestirme yoldan topluca inanmak demektir. Örneğin: “Allah’ı ve O’ndan geleni kalb ile tasdîk ve dil ile ikrâr etmek” gibi. (Bu mânâyı Tevhîd ve şehâdet kelimesi ifâde etmektedir ki:) îmânın, kısa… Read More »

Allah’a İman

Allâh’a îmân, O’nun yüksek sıfatlarını ve yüce isimlerini bilmekle olur. Allâh’ın Zâtını bilmek biz insanlar için, biz mü’min ve müslümanlar için mümkün değildir. Allâh insanları bu yetenekde yaratmamıştır. Onun için Allâh’m Zâtı hakkında Allâh şöyle mi, böyle mi diye, biz insanlarca (mü’minlerce) fikir yürütmek dinimizce yasaklanmıştır. Allâh’ı ancak, sıfatları ve yüce isimleriyle bilir/tanırız. Her müslümanın… Read More »

Din Nedir Ve İlahi Dinler

Dînin sözlük anlamı: “itaat, ceza, mükâfat, âdet, yol, ve bağlanma” gibi anlamlara gelir. Müfessir (Tefsir sâhibleri) ve muhaddislerce (hadis âlimlerince din, “hesablaşma ve cezâlanma” demektir. Kelâmcılara göre din, “Kuralları Allâh tarafından konulan, mensublarını dünyâda ve âhirette kurtuluşa götüren inanış ve davranışlardan meydana gelen bir kurum”dur. Dînî bir terim olarak din, “Allâh tarafından ua’z olunmuş (konulmuş)… Read More »

O Eşsiz Bir Babadır

ÇİLEDERMİŞ ONLAR. Analar… Sabır bakışlıdır onlar… Analar… Ak saçlı, ak kalpli. Fedakâr, şefkatlidir onlar… Analar… Çocukları için hayatını yok sayanlar… Analar… Hep onlardan söz edilmiştir. Babanın yokluğunda hem ana, hem baba olan analardan. Analar yüklenmiş tüm çocukların sorumluluğunu. Babalar, çoğu kez çocukların sadece maddi ihtiyaçlarını temin ile sorumlu sanılmış. Peygamberimizde, çok değişik bir babalık tarzı… Read More »

Sonsuzluk İçin Uyaran Baba

GÜNEŞ SOLGUN, YILDIZLAR ŞAŞKINDI. Güllerin kokuları gitmiş, bülbüllerin şakımaları kesilmişti. Tüm kâinat, şevkini kaybetmişti. Medine ufuklarında güneş ilk defa hüzünle battı. Hüzün kol gezdi alemde. Yıldızlar ağladı. Melekler ağladı. Dağ, taş, in, cin ağladı. Yaratılmış ve yaratılacak olan her şey ağladı. Kıyamete kadar gelecek tüm ümmet ağladı. Dostları onun için ağladı. Yürekler yanık, gözler güneş… Read More »

Peygamber Efendimiz Torunlarına Güzel İsim Vermişti

SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ, çocuklarının her şeyi ile ilgilendi. Hz. Fatıma’nın ilk hamileliğiydi. Hamileliği süresince özel bir ilgi gösterdi kızına sevgili baba. Doğumda ilk kutlamayı yine kendisi yaptı. Küçük yavrusunun yavrusunu kucağına aldı. Baba Hz. Ali, oğluna Harp ismini koymuştu. Peygamberimiz bu ismi beğenmedi. Savaş anlamına gelen bir ismi to-rununa uygun bulmadı. Onun ismi Harp değil, güzellik,… Read More »

Peygamber Efendimiz Güçlü Bir Babaydı

EBU TALİP VEFAT ETMİŞTİ, üç gün sonra da Hz. Hatice ötelere yol aldı… Hüzün yılı, Allah Resülü ile çocukla-rına hüzün dolu günler yaşatıyordu. Yalnızlık… Yokluk… Gariplik… Bir de çocukların üstüne çöken öksüzlük… Müşrikler şımardıkça şımarmıştı. Hüzün yılının hüznünü artırmak için var güçleriyle çalışıyorlardı. Allah Resulü yoldan geçmekteydi. Belki, Rabb’inin evine, Kabe’sine, belki de bir kara… Read More »

Peygamber Efendimiz Şeytana Karşı Babaları Uyardı

ALLAH, ŞEYTANA: “Çık git!” demişti. Sonsuza dek kovmuştu onu huzurundan. Belli bir süre için de serbest bıraktı onu. İnsanları kendi tarafına çekecekti şeytan. Kendi sapıklığına yöneltecekti. “Onlardan kime gücün yeterse seninle kandırıp yoldan çıkarmaya çalış. Onlara süvarilerin ve piyadelerinle, bütün yardımcılarınla davette bulun. Mallarına ve evlatlarına ortak olup onları harama yönelt. Onlara vaatlerde bulun. Şeytanın… Read More »