Author Archives: Berna Börekçi

Cemaatle Namaz Kılmanın Hükmü

Cemaat fazileti her ne kadar bir kişiyle de olabilir ve hane halkıyla dahi cemaatle namaz kılınabilirse de bu, camiye gitmenin ve daha kalabalık bir cemaatle namaz kılmanın sevabına denk olmaz. Farz namazların cami ve mescidlerde cemaatle kılınışı İslâm dininin bir şiarı olduğundan bunun terk ve tatil edilmesi asla caiz görülemez. Cemaatle namaz kılmanın önemini bildiren… Read More »

Cemaatle Namaz Kılmanın Önemi

İslâm dini birlik ve beraberliğe, uhuvvete çok önem vermiştir. Günde beş vakit namazın bir arada kılınmasının teşvik edilmesi, hafta da bir Cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, Müslümanların birbiriyle görüşmesine, bir birinin hal ve hatırını sormasına, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olması gibi birçok hayati hikmetleri vardır. Kur’an-ı Kerim’de şu… Read More »

Namazın Âdâbı

Âdâb, “edeb”in çoğuludur. Allah Resûlü’nün devamlı olmaksızın bazen yaptığı şeylerdir. Hanefî mezhebinin literatüründe mendup veya müstehap anlamında kullanıldığı da olur. Bunları terk etmek kınamayı gerektirmez, bir günah sayılmaz. Fakat bunları yapmak daha faziletli olup, daha çok sevab kazanmaya vesiledir. Namazların başlıca edebleri şunlardır: * Namaz esnasında hem dış görünüşte hem de iç dünyasında bir tevazu,… Read More »

Namazın Sünnetleri Nelerdir?

Sünnet, Peygamber Efendimiz’in devamlı olarak yaptığı ve bir mazeret olmaksızın terk etmediği veya mazeretsiz nadiren terk ettiği şeydir. Sünnetler, namazların vaciblerini tamamlar. Onlardaki noksanlıkları giderir ve daha çok sevab kazanmaya vesile olurlar. Sünnetlere riayet edip aksatmamak Peygamber Efendimiz’e olan sevginin alameti ve O’nun şefaatine mazhariyetin bir vesilesidir. Sünnetlerin küçümsemeksizin kasden terk edilmesi bir hata ve… Read More »

Ta’dîl-i Erkân Nedir?

Ta’dîl-i erkân, rükünleri, düzgün, yerli yerinde ve düzenli yapmak demektir. Ta’dîl-i erkâna riayetin sonucunda rükünler şekil olarak düzgün ve kıvamında yerine getirilmiş olur. Böylece kişi namazını üstün körü değil, “dört başı mamur” kılmış olur. Namazda ta’dîl-i erkân, namazın kıyâm, rükû’, sücûd gibi her bir rüknünün sükûnet, vakar ve itmi’nân içinde yerine getirilmesi, acelecilik ve çabukluk… Read More »

Namazın Vacibleri Nelerdir?

Namazların farzları olduğu gibi, bir kısım vacibleri de vardır. Bu vacibleri yerine getirmekle namazın farzları tamamlanıp noksanları giderilmiş olur. Namazın vacipleri şunlardır: 1) Namaza başlarken yalnız “Allah” ismi ile yetinmeyip büyüklüğü ifade eden “Ekber” sözünü de ilave ederek “Allahü Ekber” demek. 2) Namazlarda “Fatiha” süresini okumak. Diğer üç mezhebe göre ise farzdır. 3) Farz namazların… Read More »

Ka’de-i Ahire Nedir?

Ka’de-i ahîre “son oturuş” demektir. Namazın sonunda bir süre (teşehhüt miktarı) oturup beklemek namazın rükünlerindendir. İki rekâtlık namazlardaki oturuş, daha önce oturuş bulunmadığı için son oturuş sayılır. Son oturuşta olması gereken asgari süre “teşehhüt” miktarıdır. Teşehhüt miktarı ise, “tahiyyat” duasını okuyacak kadar bir süredir. Tahiyyatta, miraç; yani Resulü Ekrem’e, halkın yüz çevirmesine mukabil, gök kapılarının… Read More »

Secde Ne Demektir?

Secde sözlükte “itaat, teslimiyet ve tevazu içinde eğilmek, yere kapanmak, yüzü yere sürmek” anlamına gelir. Namazın her rekâtında belirli uzuvları yere veya yere bitişik bir mahalle koyarak iki defa yere kapanmak namazın rükünlerindendir. Allah Resûlü’nün (aleyhissalatü vesselâm) uygulamasına en uygun secde, yüz, eller, dizler ve ayak parmakları olmak üzere yedi uzuv üzerine yapılan secdedir. Mümin,… Read More »

Rükû Nedir?

Rükû sözlükte “eğilmek” anlamına gelir. Namazın ana unsurlarından olan rükû, kıyamdan sonra eller dizlere erecek şekilde öne doğru eğilmek demektir. Allah Resûlü’nün (aleyhissalatü vesselâm) uygulamasının  en uygun rükû şekli, sırt ve baş düz bir satıh oluşturacak biçimde eğilmektir. Yine rükûda bu kavisli duruş, iki büklüm yürüyen mahlukatın ibadetidir ki, mümin onu da hatırlar ve orada… Read More »

Kıraat Nedir?

Sözlükte “okumak” anlamına gelen kıraat, “Kur’ân okumak” demektir. Namazda bir miktar Kur’ân okumak gerekir. Namazda Kur’ân, kıyam halinde iken yani ayakta dururken okunur. Namazda okunması farz olan asgarî miktar, kısa üç ayet veya buna denk bir uzun ayettir. Kıraat, nafile namazların, vitir namazının ve iki rekâtlı farz namazların bütün rekâtlarında, dört veya üç rekâtlı farz… Read More »