Author Archives: Berna Börekçi

Dört Mezhebe Göre Sehv (Unutma) Secdesi – 3

– İmam kaç rekât kıldığında şüphe ederse kesin kanaati kaç rekât ise ona göre namazını tamamlar. İmam Malik ve Şafiî’ye göre şüphe ettiği rekât sayısından rakamca az olanını kesin kabul eder. Namazını yalnız kılan da Ebu Hanife’ye göre böyledir. İmamın şüphe ettiği durumda İmam-ı Azam’dan iki rivayet vardır. Birisi yukarıdaki gibidir. Diğeri ağır basan zannına… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 35

– Mezhep imamları namaz kılınması yasak olan yerler hakkında ihtilaf etmişlerdir. Böyle bir yerde kılınan namaz batıl (geçersiz) olur mu? Ebu Hanife’ye göre böyle bir yerde namaz kılmak mekruh olur, fakat kılınan namaz sahihtir. İmam Malik’e göre de bu kabil yerler temiz de olsa namaz sahihtir, fakat mekruhtur. Zira buralar çoğu kere necaset (pislik)ten arınmamış… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 32

– Unutarak olmamak üzere bir şey yemenin ve içmenin namazı bozduğu hususunda mezhep imamları ittifak etmişlerdir. Ancak Ahmed b. Hanbel nafile namazda bir şey içmenin namazı bozmayacağı görüşündedir. – Namaz kılmakta iken bir olay olduğu takdirde erkek (bu durumda bir uyarı olmak üzere) “Sübhanellah” der, kadın ise el çırpar. İmam Malik’e göre her ikisi de… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 29

– Cünüplükten ve abdestsizlikten temizlenmek namazın sahih olması için icma (görüş birliği) ile şarttır. Cünüp olarak namaz kıldıran kimsenin namazı; namaza başlarken -cünüp olduğunu ister bilsin isterse unutmuş olsun- ihtilafsız batıldır, geçersizdir. Cünüp olarak namazı kıldıran imama uyanın namazı ise namaza başlarken imamın cünüp olduğunu biliyorsa onun da namazı ihtilafsız batıldır. Bilmiyor ise namazı Şafiî… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 26

– Secdeye giderken dizleri ellerden önce koymak, Hanbelî dışındaki mezheplere göre sünnettir. Hanbelî’ye göre ise eller dizlerden önce konur. – Avret mahallini örtmek tüm mezheplerce farzdır. Avret mahallini örtmek Malikî dışındaki mezheplerce namazın sahih olması için şarttır. Malikî’ye göre ise şart olmayıp namazın farzıdır. Hanefî ve Şafiî’ye göre avret mahalli erkeklere göre göbekle diz arasıdır.… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 23

– Son oturuşta Hz. Peygamber’e salavat okumak, Ebu Hanife ve Malik’e göre sünnettir. İmam Şafiî’ye göre farzdır. Malik’in meşhur kavline göre son oturuşta Hz. Peygamber’e salavatı terkedenin namazı batıl olur. 1- Namazın sonunda selam vermek imamların hepsinin ittifakı ile meşrudur. İmam-ı Ahmed, Şafiî ve Malikî’ye göre, selam, namazın rüknü (farz)dür. Ebu Hanife’ye göre böyle değildir.… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 20

– Mezhep imamları secdede ellerin bitişik veya açık olması hususunda ihtilaf etmişlerdir. Ebu Hanife ve Ahmed b. Hanbel’e göre ellerin açık olması vacip değildir. Malikî mezhebinde elin açık olması vaciptir. Şafiî mezhebinde ise iki rivayet vardır, bunların sahih olanı ellerin açık olmasının vacip olmamasıdır. – Mezhep imamları iki secde arasında oturmanın hükmü hakkında ihtilaf etmişlerdir:… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 17

 – Mezhep imamları rükûda sünnet olanın elleri dize koymak olduğunda icma etmişlerdir, rükû eden kimse ellerini iki dizi arasına koymaz. İbn-i Mesud’a göre eller birleştirilerek iki düz arasına konur, rükû ve secdede teşbih söylemek sünnettir. Ahmed b. Hanbel’e göre rükûda, secdede ve iki secde arasında bir defa teşbih ve dua etmek vaciptir. Şu kadar ki… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 14

– Fatiha’dan sonra “Amin” demek hususunda mezhep imamları ihtilaf etmişlerdir: Ebu Hanife’den meşhur rivayete göre, gerek imam gerekse imama uyanın “Amin”i sessiz söylemesidir. İmam Malik’e göre cemaat sesli “Amin” der. İmam hakkında (hem sesli hem sessiz söyler şeklinde) iki rivayet vardır. İmam Şafiî’ye göre imam sesli “Amin” der. Cemaat hakkında ise iki görüş olup sahih, tercih… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 13

– Mezhep imamları Fatihayı ve diğer âyetlerini güzel okuyamayan kimsenin kıraat durumu hakkında ihtilaf etmişlerdir. Ebu Hanife ve Malik “Fatiha okuyacak kadar ayakta durur” demişlerdir. İmam Şafiî, “Fatiha kadar teşbih eder” demiştir. – Bu durumda olan kimse Arapça yerine Farsça okursa yeterli olmaz. Ebu Hanife: “Dilerse Arapça, dilerse Farsça okur” demiştir. Ebu Yusuf ve Muhammed… Read More »