Author Archives: Berna Börekçi

Dört Mezhebe Göre Cemaatle Namaz – 4

– Cemaatle birinci rekât bittikten sonra yetişen kimse imamla kılmaya başladığı rekâtı namazın başı imiş gibi kabul eder. Bu hem gerçekten, hem de hüküm bakımındandır. Geri kalanını (yetişemediğini) sonra iade eder (tamamlar). Bu İmam Şafiî’ye göredir. Ebu Hanife’ye göre bu durumdaki kimse imamla kılmaya başladığını tahiyyat (oturma) bakımından namazın ilk başları gibi kıraat (okuma) bakımından… Read More »

Dört Mezhebe Göre Vedia

– Vedia teşvik edilmiş ibadetlerdendir.Vedia olarak bırakılan eşyayı korumakta sevap vardır. Böyle olan eşya bırakılan kişinin kusurundan kaynaklanmadıkça, telef olması halinde, yanına bırakılan kişi tarafından ödenmesi gerekmez. Telef olmak ve geri verilmek hususlarında yeminle birlikte vedianın bırakıldığı kişinin sözü kabul edilir. Bu hususlarda mezhep imamları ittifak etmişlerdir. – Vedia olarak bırakılan eşyayı belgeye dayalı olarak… Read More »

Dört Mezhebe Göre Cemaatle Namaz

– Mezhep imamları cemaatle namaz kılmanın meşru olduğunda ve onu insanlar arasında açıkça yapmanın vacip olduğunda ittifak etmişlerdir. Bir memleketteki bütün müslümanlar cemaatle namazı kılmaktan çekinseler (terk etseler) onlara (bu sebeple) savaş açılır. – Mezhep imamları cemaati oluşturan sayının bir imam, bir de onun sağına durmuş cemaat olmak üzere iki kişi olduğunda ittifak etmişlerdir. Ahmed… Read More »

Dört Mezhebe Göre İkrar – 7

– Bir kimse (mesela) cumartesi gün yüz, Pazar gün de yüz dirhem borcu olduğunu ikrar etse; Malik, Şafiî, Ahmed b. Hanbel, Muhammed ve Ebu Yusuf a göre bu ikrarlar aynı mekanda veya ayrı ayrı mekanlarda söylenmesinde fark olmaksızın bu kimsenin ikrardan dolayı sadece yüz dirhem borcu olması gerekir. Ebu Hanife’ye göre bu ikrarlar aynı mekanda… Read More »

Dört Mezhebe Göre İkrar – 5

– İstisna ikrar edilenin cinsinden ise imamların ittifakı ile caizdir. İkrar edilenin cinsinden başka bir cins istisna edilmiş ise bunda ihtilaf vardır: Ebu Hanife’ye göre ikrar edilenin cinsinden olmayan istisna ölçek, tartı veya sayı ile alıp satma işlemi ile zimmette sabit olan bir cinsten ise istisna sahih olur. “Onun bende bin dirhem alacağı var, bin… Read More »

Dört Mezhebe Göre Nafile Namaz – 5

– ikindi namazı kılarken güneş batarsa ittifakla namaz sahih (geçerli)dir. – Revatip sünnetlerden geçenleri, kerahet vaktinde de olsa farzlar gibi kaza etmek sünnettir. Bu, Şafiî’de tercih edilen görüş ve Ahmed b. Hanbel’in iki rivayetinden birisidir. İmam Malike göre ise sünnetler kaza edilmez. Şafiî’den bir başka rivayet de böyledir. Ebu Hanife ise sünnetler farz ile birlikte… Read More »

Dört Mezhebe Göre Nafile Namaz

– Farz ve vacip namazlarla birlikte Revatib sünnetlerin en kuvvetlisi sabah namazının sünnetidir. Şafiî ve Malikî’ye göre en kuvvetlisi vitir namazıdır. Ahmet b. Hanbel’e göre ise sabah namazının sünnetidir. Bu imamlara göre vitir sünnettir. Ebu Hanife’ye göre vitir farz (yahut sünnet) değil, vaciptir. – Mezhep imamları revatip sünnetlerin şunlar olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Sabah namazının… Read More »

Dört Mezhebe Göre İkrar – 3

– Bir kimse birisi için bir mal ikrarında (itirafında) bulunup miktarını söylemese: Malikî mezhebinden bazı alimlere göre kendisi için ikrarda bulunulan kimseye: “Mal denebilecek dilediğin bir miktarı söyle” denir. Bir kimse kırat veya habbeH (dahi) dese kabul edilir. Ve daha fazlasında hakkı olmadığına dair yemin ettirilir. Ebu Hanife ve Şafiî’nin kavli de böyledir. Zira (çok… Read More »

Dört Mezhebe Göre Tilavet Secdesi – 3

– Namaz için gerekli şartlar secde âyetinin secdesi için de şarttır. Bu hususta icma vardır. – İbn’ul-Müseyyib’den nakledildiğine göre âdet kanaması görmekte olan kadın secde âyetini işittiğinde başı ile ima eder. – Rükû etmek secde âyeti için secde etmek yerine geçmez. Bu, Ebu Hanife dışındaki imamlara göredir. Ebu Hanife’ye göre geçerlidir. – Şafiî ve Malik’e… Read More »

Dört Mezhebe Göre İkrar

– Hür ve baliğ olan kimse varisi dışında bir başkasının üzerinde hakkı olduğunu söylerse o kimseye ikrarını yerine getirmesi ge-rekir. Bundan dönmesi mümkün değildir. Bunda ittifak vardır. – Borçla ilgili ikrar sağlıkta da hastalıkta da aynıdır. İtiraf edilen borç hakkında itiraf yapılan kimselere alacakları nisbetinde verilmesi gerekir. (İtiraf edenin ölümü halinde) bıraktığı mal itiraf ettiği… Read More »