EL-HÂLIK (c.c)

By | 15 Temmuz 2014

pardesu

EL-HÂLIK (c.c)EL-HÂLIK (c.c)
Her şeyi yoktan var eden, yaratan. Her şeyin varlığı¬nı ve yaşadığı sürece görüp geçireceği halleri, olayları önceden tespit edip ona göre ortaya çıkaran, meydana getiren demektir.
“İşte sizin Rabbiniz Allah. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. O, her şeye vekildir (her şeyi yöneten, görüp gözetendir).” (En am, 6: 102)
Yüce Allah’ın yaratma sıfatı, bizim anlayamayaca¬ğımız kadar geniş kapsamlı ve derindir. O, bütün varlık¬ları, hiçbir örneği olmadan bir tek zerreden, bir tek atomdan yaratmış, evreni ve içindekileri sürekli yenileyip durmakta ve sürekli yeni şeyler yaratmaktadır; aksını düşünmek imkânsızdır:
“Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O, her şeye vekil¬dir (her şeyi korur).” (Zümer, 39: 62) “Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yara¬tıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?” (Tûr, 52: 35)
Yüce Allah’ın yaratma” sıfatı özeldir. Başka kimse¬nin böyle bir yeteneği olmadığı için bu sıfatın insanlar için kullanılması yanlıştır. Mesela, “falan kimse, falan şeyi yarattı..” gibi sözler, bu ismin ışığında bakılınca şirk olduğu anlaşılır. Çünkü mevcut şeylerden bir şey yap¬mak, yaratmak değildir. Allah’ın yaratmasında örneği yoktur. Örneği olan şeylerden bir şey yapmak ve ortaya koymak, olsa olsa bir terkip yapmak veya var olanı keş-fetmek olur, yaratmak olmaz. Yüce Allah ise, örneksiz ve hiç yoktan vücuda getirdiği için ona yaratmak denir. O yaratmak istediği şeylerde zorlanmaz ve örnek aramaz. Kuran-ı Kerimde, Allah’ın yaratmasıyla ilgili olarak şöyle buyurulur:
“Gökleri ve yeri, güzelliklerle donatarak yaratan Bedî’ O’dur. Bir şeyin olmasına karar verdi mi ona sadece “Ol!” der. Artık o, oluverir.” (Bakara, 2:117)
Bir kısım kimseler buna rağmen insanlar için “ya¬ratma” deyimini kullanmaktadırlar. Söz konusu deyimi eleştiren bir ifade de Kuran-ı Kerimde yer almaktadır:
“Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir!”
(Mü’minûn, 23:14)
Ayette geçen “yaratanların en güzeli” cümlesi, sadece yaratıcı” olduğu iddia edilen putların bir şey yaratmaya gücünün yetmediğini anlatmak ve onları yaratıcı sayanla- 14 verilen bir cevap ve yapılan bir ikazdan ibarettir. Bu iyimin insanlar hakkında inadına kullanılması, Cahiliye Çağındaki müşriklerin durumuna düşerek ayetin ikazına uğramaktan başka bir şey değildir.
“Sizin de, gelip geçmiş atalarınızın da Rabbi EL-HÂLIK (c.c)
Allah’ı, o en güzel Hâlılu (yaratanı) bırakıp hâlâ , e tapmaya mı devam edeceksiniz?” (Saffât, 37:
125-İ26) “İşte Rabbiniz, bütün bunları yapan, her Sevi yaratan Hâlık Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur Böyle iken nasıl oluyor da bu gerçeği kabul etmekten vazgeçiyorsunuz?” (Mü’min, 40:62)
Kısacası, yaratmak Allah’a mahsus bir özelliktir Başka varlıkların yaratma gücü de yeteneği de yoktur Çünkü insan neticede Allah’ın mahluku yani yarattığı bjr varlıktır. Bu varlığın kalkıp da yaratma iddiasında bulunması gülünç olur. Halk ve icat yani yaratma ve yaratılacak yeni şeyler bulma sadece Allah’a mahsustur.
EBCED DEĞERİ VE ZİKİR SAATİ
“EL-HÂLIK” isminin ebcet değeri (731); zikir saati Güneş, Pazar’dır.
Pazar günü güneş saati demek, sabah güneş doğar¬ken ilk bir saat ve yaklaşık ikindi namazı sonrası bir saat demektir.
SIRLARI VE HİKMETLERİ
Yedi gün arka arkaya 100 defa “YÂ HÂLIK” is¬mini okuyan kimse, gelecek bela ve musibetlere karşı korunur. Bu mübarek isim, daha çok sanatkârlara ait bir zikirdir. Yani daha çok sanatkârların ve sanatkâr ruhlu insanların bu ismi okumaları gerekir. Ancak sadece onla¬ra mahsus değildir. Bu ismi vird edinenler işlerinde ve özellikle sanatlarında başarılı olurlar.
EL-HALIK ismini, seher vakitlerinde zikredenle¬rin, kalpleri çabuk nurlamr ve basiretleri açılır, hikmet sahibi olurlar.
İyileşmesi zor olan bazı hastalıklar için bu ismin zikrine devam edilmesi tavsiye edilmiştir. EL-HÂLIK (c.c)
Her kim bu mübarek ismi vird haline getirir ve ge çeleri buna devam ederse, yüce Allah, o kimsenin içini ve ¿ışıl11 nuranileştirir, gam ve kederden kurtarır, âhiret jaltanatıile taltif eder.
Çözülmeyen bir işi olan kimse, temiz bir vaziyette ve abdestli olarak kıbleye karşı tenha bir yerde bu ismi 5115 (beş bin yüz on beş) defa zikreder ve halini Allah’a arz edip dua ederse, isteği yerine getirilir ve işi kolayca çözülür.
Havas âlimleri, bu ismin, Güneş saatinde ve (701) defa olarak zikredilmesini daha uygun görmüşlerdir.