Başarısız Olmak ve Ümitsizliğe Düşmekten Sakın

By | 1 Ağustos 2019

“(Onlar mı hayırlı) Yoksa darda kalana, kendine yalvardığı zaman, karşılık veren… mi?” (Nemi, 62. ayet)

Her durumda Allah (cc)’a sığınmak, derdimizi ve sı­kıntılarımızı O’na arz etmek, dara düştüğümüz anlarda ve rahat anlarımızda yalnız ve yalnız yerin ve göğün ha­kimi olan Allah (cc)’a yalvarmak, yakarmak.

Ne güzeldir bir insan için istenilecek en güzel yerden istemek, ne güzeldir kudreti sonsuz olandan istemek, ne hayat içine sokacağını bilemeyiz. Bu Allah (cc)’ın bilgi ve takdirindedir.

Fakat bize düşen ümidimizi her daim diri tutmak. Biz, O Allah (cc)’ın bize yardım ve himmeti ile ümitlenmekteyiz. Yani kudretine kendimizi amade kıldık. Düşü­nün bir kere, böyle bir teslimiyet ile ümit yıkılır da endi­şe ve başarısızlık gelir mi? Her an’ümitvar olmalı ve o ümit ışığı içerisinde başarı için gayret etmeliyiz.

Birçok kişi vardır ümidinin son anında, dileği istek ve beklenti yerine gelmiştir. Heyecanımızı istediğimiz o güzel iş için sağlam tutmalıyız.

Başarmak için gayret etmek ayrı bir meseledir. Ken­dimizi her işten uzak tutarak, kulluk gayemizi unutarak ve isteme heyecanından mahrum bir şekilde ümit edi­yorsak bu da boş bir ümit olur.

İstemeli, dua ile, namaz ile, hayır ve hasenat ile ne istiyorsak istemeli ve bu isteme heyecanını gönlümüzden uzak tutmamalıyız. Allah (cc)’ın himayesine sığınmalı ve tevekkül etmeliyiz. “La havle vela kuvvete illa billah” kelimesini bolca zikretmeli ve hayatımızın vazge­çilmez kelimesi haline getirmeliyiz.

Allah (cc)’ın, bize istediğimizi vereceğinin heyecanı ve sevinci içerisinde beklemeliyiz ve sabretmeliyiz, ümit ile…

“Allah Teala müminlere karşı çok merhametlidir.”

(Ahzab, 43. ayet)