Çocukları İbadete Nasıl Alıştırılır ?

By | 20 Mart 2015

 

Çocukları İbadete Nasıl Alıştırılır ?Çocukları İbadete Nasıl Alıştırılır ?

Farz olan ibadetler, sorumluluk yaşı olan ergenlikte baş­lar. Ergenlikten önce ibadetleri yerine getirmeyen çocuk, herhangi bir ceza görmeyecektir. Ancak çocukluk, öğrenme ve alışma devresidir. Çocuk, ergenliğe kadar ibadetlerle ilgili hazırlıkları tamamlamış olmalıdır. Peygamberimiz, kız erkek ayırımı yapmadan yedi yaşındaki çocukları, namaza başlat­mamız gerektiğini bildirir. Buradaki emir, daha çok, öğretme anlamındadır. İbn Abbas, tek secde ile de olsa çocukların na­maza alıştırılması gerektiğini ifade ederdi. Bazı büyükler, ço­cuklara kolaylık olsun diye öğle ile ikindiyi, akşamla yatsıyı birlikte kılmalarına müsaade etmişlerdir. Çocukları, namaz­dan soğutmamak için, eksiksiz namaz kılmaları beklenme­melidir. Çocuklarının mükemmel namaz kılmaları için baskı uygulayan ana babalar, bıkkınlık meydana getirerek, ileriki yaşlarda namazı terk etmelerine sebep olabilirler. Hele bir de götürüldükleri camide, arkadaşım Vehbi Vakkasoğlu’nun ifadesiyle “cami polisleri” tarafından “Gülüyorsun, konuşu­yorsun!” diye kovuldularsa…

Çocukları, camiye alıştırırken Peygamberimizin hoşgörü­lü davranışları, ana babalar için güzel örneklerdir. Kaynak­lar, torunları Hz. Haşan ve Hüseyin’in, Hz. Peygamber na­mazda iken kendi başlarına mescide girip, secdede iken sırtı­na (oturup oynadıklarını) ve bu yüzden secdenin son derece uzadığını bildirmektedir. Bu çocukların, Cuma hutbesi sı­rasında da mescide sendeleyerek girdikleri; Peygamberimi­zin bu durumda bile onları yanma oturttuğu olmuştur. Ço­cuk sesi işitince onun, kısa sure okuması, çocukların namaz ve mescide alıştırılmasıyla ilgili tutumunu göstermektedir. Bir taraftan, çocuklar camiye ısındırılırken caminin oyun ye­ri hâline getirilmemesi ve kirletmemeleri gerektiği de ifade edilmektedir.

Peygamberimiz devrinde, çocukların, bayram ve cenaze gibi diğer cemaat namazlarına da teşvik edilip götürüldükle­rini bilmekteyiz.

Öyle zannediyorum ki en yakınının dahi cenaze namazını kılmayıp cami avlusunda bekleşenlerin belki de çoğu, namaz kılmak istiyordur. Ama daha önceden cami ve çevresine git­mediğinden çekingenlik olmaktadır; “Acaba yanlış mı yapa­rım?” endişesinden dolayı dışarıda bekleme uygun görül­mektedir. O bakımdan çocuklarımızın, büyüdükleri zaman çekingen davranmamaları için, özellikle camilere götürülme­leri, benzer vesilelerle bazı bilgiler öğretilmesi gerekir.

Kandil geceleri, ana babalar için iyi bir fırsattır. Böyle ge­celerde çocuklar, camilere ve toplu kutlama yerlerine götürülebilir. Çocukların ilgisini çekmek için özellikle dinî nite­likte hediyeler alınması uygun olur. Beraber yapılan ibadet­lerin arkasından yapılan sohbetler de çocukların yetişme­sinde etkili olacaktır.

Ergenlik dönemine girmeden, dayanabildikleri sürece ço­cuklara oruç tutturulur. Nasıl olsa farz değil, diye çocukları orucun manevi havasından uzak tutmamalıdır.

Namaz ve oruçta olduğu gibi fırsat olursa çocuklara hac­cettirmek, ana babaya sevap kazandırır. Sahabe hayatında bu uygulamanın yapıldığı bilinmektedir.

Rübeyyi isimli hanım sahabi anlatıyor:

“Bizler, aşure günü oruç tutulması yönünden Peygambe­rimizden emir aldıktan sonra hemen oruç tutmaya başladık. Hatta o gün çocuklarımıza da oruç tutturduk. Oruçlu oldu­ğumuz o günde, çocuklardan herhangi birisi yemek isteye­cek olsa hemen boyalı yünden yaptığımız oyuncaklardan eline vererek iftara kadar oyalanmasını sağlardık.”

Bizzat Enes’in ağzından nakledilen bir rivayette Hz. Peygamber’in kendisini şu hususlarda yetiştirdiğini öğreniyo­ruz.

  1. Sır saklanması.
  2. Abdest alma.
  3. Namaz ve ilgili bilgiler.
  4. Boy abdesti.
  5. Kalp temizliği.
  6. Selam vermek.
  7. Büyüklere saygı, küçüklere acımak.
  8. Sünnete uyma.
  9. Çok dua etme.

Çocukluğun hangi devresinde olursa olsun, çocuklara di­nî bilgiler verilirken veya uygulamalar yaptırılırken hep hoşgörü, sabır, sevgi ve şefkat ön planda olmalıdır.