Zühd: Sözlük anlamı olarak isteksizlik, rağbetsizlik, aza kanaat etmek demektir. Terim olarak, dünyaya ve maddî menfaate değer vermemek, çıkarcı, menfaatperest ve bencil olmamak, kalpte dünya ve çıkar kaygısı taşımamak, kanaatkar olmak demektir. “Elde olan dünyalığa sevinmemek ve elden çıkana üzülmemek, elde bulun-mayan şeyin gönülde de bulunmamasıdır” şeklinde de tarif edilir.
Zühd üç kısma ayrılır:
a. Haramlan terketmek: Zühdün, bu türünün bütün müslümanlarda bulunması gerekir. Herkes için farzdır.
b. Helâllardan, gerekli olmayanları terketmek: Bu kullukta ileri derecelere ula-şanlarda bulunur.
c. Allah’la meşgul olmayı engelleyen her şeyi terketmek: Bu da, “ârif ‘ denilen Allah’ı tam bilip ona itaat eden kullara ait olan zühddür.
