Zeynep (R. Anha)’Nın Kocası Rebi Oğlu Ebul Âs

By | 12 Mart 2015

zeynep-r-anhanin-kocasi-rebi-oglu-ebul-as    Ebul Âs oğlu Rebi, Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’in güveğisi idi. Hatice (R. Anha)’nın da kız kardeşinin oğlu idi. Çok malı vardı. Ema­net ve din işleriyle şöhret kazanmıştı. Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’e henüz peygamberlik gelmeden önce Zeyneb (R. Anha)’ı, annesi Hati­ce (R. Anha) ona nikahlamıştı. Hazret-i Muhammed (S.A.V.)’e risalet emri gelince Hazret-i Hatice ve kızları iman şerefi ile şereflendiler. Ebul As baba dininden ayrılmamıştı. Fakat, müşriklerin sözüne uya­rak zifafa girmeden Zeynep. (R. Anha)’yi boşamaya kalkmıştı. Haz­ret-i Muhammed (S.A.V.) de ona beddua etmişti.

Bedir Cengi olunca Ebul Âs da esirler arasındaydı. Mekke’den esirlerin fidyeleri istenince Hazret-i Zeyneb kocasının can akçesini tamamlamak için gerdanlığını gönderdi ki bunu ona annesi Hatice Hatun gerdek gecesi vermişti. Peygamber (S.A.V.)’e bu gerdanlık ge­lince onu tanıdı. Kendisine acıma duygusu geldi:

—      Ey benim ashabım, diye buyurdu. Eğer uygun görürseniz kızım Zeyneb’in esirini kurtuluş akçesiyle birlikte ona gönderiniz!..

Ashab-ı Kiram da hatır sayarak Ebûl Âs’ı malı ile Mekke’ye yolla­dılar. Yalnız şart koyarak şöyle dediler:

—      Mekke’ye gidince Zeyneb (R. Anha)’yi Medine’ye yolla. Ebul Âs yolcu edildikten sonra Zeyd İbni Haris de Zeyneb’i Medine’ye getir­mek için Mekke’ye gönderildi.

Ebûl Âs, Zeyneb Hatunu bir deveye bindirdi. Bir tahtırevan içine koydu. Yanlarına da kardeşi Kinâneyi verdi. Mekke’den çıkarılması­nı sağlayacaktı.

Kinâne de okunu, yayını aldı. Zeyneb’in devesini iterek, açıktan açığa, kuşluk vaktinde Mekke’den çıktı. Müşriklerin kızgınlığı tut­muştu. Kafilenin ardından birkaç kişiyi yolladılar. Herkesten önce Hebar bin Esved ve Nafi bin Elkays-i Fehrî, Zütuva denilen yerde kafileye eriştiler. Hebar mızrağı ile Hazret-i Zeyneb’in devesini ür­küttü. Deve de Zeyneb Hatunu üzerinden yere fırlattı. Doğurması vakti yaklaştığı için, Medine’ye döndürülünce, çocuğu düştü. (Haz­ret-i Muhammed bu sebeple Mekke’yi fethettiği zaman HebaFın öl­dürülmesini emretmişti.) Müşrikler yolda böylece Zeyneb Hatuna kastedince Kinâne yere oturdu. Oklarını önüne koydu:

—      Vallahi Azim, her kim Zeyneb’e dokunursa onu öldürürüm! de­di. Ebû Süfyan o kâfir topluluğunun önüne geçerek:

—      «Hemen elini oktan çek ve sözümü dinle! Bize onun babası Muhammed’den bu kadar musibet ve belâ erişti. Şimdi kızını göz göre göre Mekke’den götürüp gidersin. Eğer cenk edeceksen bizimle cenk et. Eğer susarsan bize arlanmak gerekir. Ve bizim zayıflığımıza yo­rumlanır. Bizim istediğimiz onun kızını hapsetmek değildir. Muradı­mız evine dönmendir. Gece olunca ve halk evlerine girince sen de Mekke’den çık git!» dedi.

Kinâne bu sözleri kabul etti. Geriye döndü. Gece de Zeyneb Hatu­nu Mekke’den çıkardı. Zeyd İbni Hârise’ye teslim etti. O da onu Me­dine’ye iletti.

Ebûl As sonraları ticaret için Şam’a gitti. Müslüman askerleri o kervanı yakaladılar. Onun malını aldılar. Ebûl As da Medine’ye gel­di. Zeyneb (R. Anha)’ya gelerek onun himayesine girdi. Hazret-i Muhammed (S.A.V.) sahabelere haber gönderdi:

—      Bu mal Allahü Teâlâ’nındır. Sizin ona el koymanız herşeyden önce yerindedir. Ama Ebûl As’m bize yakınlığını bilirsiniz. Eski hiz­metlerini de bilirsiniz. Hak sizindir. Ne yapmak gerekirse siz karar veriniz, dedi. Ashab, düşman karşısındaydı. O malı seve seve Ebûl As’a verdiler. O da Mekke’ye döndü. Her kimden ticaret parası aldı ise haklarını ödedi. Ve:

—      Ey Kureyş halkı, dedi. Şimdi şahit olun. Ben şehadet ederim ki Allah birdir, ortağı yoktur, eşi yoktur. Ve Muhammed Aleyhisselâm da Hak Peygamberidir. Size:

—      «As’ın Islâma gelmesi halkın hakkını vermemek içindir, diye bir zan gelmesin. Müslümanlığımı aşkâre kılmamıştım. Şimdi hakla­rınızı hepinizin verdim. Islâm olmakla da saadet buldum!» dedi. Mekke’den kalkarak Medine’ye geldi ve Peygamber (S.A.V.)’in kızım yeniden nikahlayıp aldı.