Zekât Almanın Edebleri

By | 31 Temmuz 2014

hasema

Zekâtın Çeşitleri Ve ŞartlarıZekât Almanın Edebleri
Zekât alanın beş vazifeye dikkat etmesi lâzımdır:
BİRİNCİ VAZİFE: BUmelidir ki, Allahü Teâlâ kullan mala muhtaç yarattı. Bunun için kullarına çok mal verdi. Fakat çok inâyet eylediği kullarını, dünya meşgalesinden ve mes’uliyetinden korudu. Kazanma yükünü ve eziyetini dünya malı toplamayı zenginlere verdi ve onlara, daha aziz ve kıymetli olan kullarına yetecek kadar vermelerini farz eyledi. Böylece o azizler dünya yükünden kurtulup, Allahü Teâlâ’ya ibadette tek maksatlı ve tek düşünceli olurlar. Bir ihtiyaç sebebiyle himmetleri, maksatları dağılınca kendilerine yetecek kadar zenginler tarafından onlara verilir. Bu da, duâ etmelerine ve bu duânın bereketi de zenginlerin afv olmasına sebep olur. O hâlde fakir alırken, kendine yetecek kadar sarf etmek niyeti ile almalıdır. Ancak ibadet için rahat olmuş olur. Bu nimetin kıymetini bilmelidir ki, ibadetle meşgul olması için zenginleri ona yardımcı eylemişlerdir. Bu, bütün dünyaya hâkim olan bir padişahın, kendi hususi hizmetçilerini huzurundan hiç ayırmayıp, dünya için meşgul olmamalarını istemesine benzer.
Fakat hususi hizmete yakışmayan, lâyık olmayan köylüleri ve tüccarları onların emrine verir, Zekât Almanın Edebleri  onlardan haraç ve cizye alınıp padişahın bu hususî hizmetçilerine aylık olarak verilir. Padişahın bütün bunlardan maksadı, bu seçilmiş hizmetçilerinin hizmet etmeleri olduğu gibi, Allahü Teâlâ’nın da bütün mahlûkattan istediği, O’nu Rab bilip ibadet etmeleridir. Bunun için buyurdu: «Ben cinleri de, insanları da (başka bir hikmetle değil) ancak bana kulluk etsinler diye yarattım» t1). O hâlde, zekât alan fakir, bu niyetle almalıdır. Bunun için Peygamber Efendimiz buyurdu ki: «Sadaka alan, ihtiyaçtan dolayı alıyorsa, (bu takdirde) verenin sevabı, alanın sevabından fazla değildir. (Yâni alan da veren de sevap elde eder)». Bu hüküm, niyeti din —ibadet— rahatlığı bulmak olan kimse hakkındadır.
İKİNCİ VAZİFE: Zekât alan, Allahü Teâlâ’dan almalı ve O’n dan görmelidir. Zengini Allah tarafından gönderilmiş bilmelidir. Çünkü, zengini bir müvekkelle zekâtını fakire vermeye mecbur etmiştir. Onun müvekkeli, saadet ve kurtuluşunu zekât vermeye bağlayan imanı ona vermesidir. Zekât Almanın Edebleri Eğer bu müvekkel olmasaydı kimseye bir kıl vermezdi. O hâlde minnet, onu mecburi müvekkel eylemesi sebebiyledir. Zenginin elini vasıta ve aracı bilince, zengini de ara* cı görmesi ve şükretmesi lâzımdır. «Muhakkak ki, insanlara teşekkür etmeyen, Allah’a şükretmiş olmaz» l1), buyuruldu. Kulların her işini yaratan Allahü Teâlâ onları medhediyor ve buyuruyor ki: «… Ne güzel kul idi… Elbette ki u rücû’ edici oldu» (2). (Süleyman [Davud aleyhisselâmın oğlul aleyhisselâm kastediliyor). Ve yine buyurdu: «O, (tesbihde, zikirde ve bütün vakitlerinde) daima (Allah’a) dönen (bir zât) idi.» (3). (İbrahim aleyhisselâm kastediliyor). Bunun gibi çok âyetler vardır. Bunun içindir ki, hayırlı bir işe vasıta eylediğini aziz eyledi. Bâhusus hadisi kudside buyurur: «İyilik etmek için yarattığım ve iyiliği onun eliyle gönderdiğim kimseye müjdeler olsun*. O hâlde O’nun aziz kullarının kıymetini bilmek lâzımdır. Şükrün mânâsı da budur. Ona duâ etmeli ve demelidir ki: «Allahü Teâlâ kalbini, iyilerin kalbinde temizlesin, amelini seçilmiş kulların kalbinde temiz eylesin, rûhuna şehidlerin rûhla rında rahmet versin».
Hadîsi şerifte geldi ki: «Siz iyilik edene, karşdığmı veriniz.
Eğer veremezseniz, o kadar duâ ediniz ki, karşılığını verdiğinize kanaat getirin». Şükrün tamamı, zekâtın ayıbını örtmek, azını az kabul etmemek ve aşağı görmemektir. Hususan, zekât verenin, verdiğini çok olsa bile, az ve aşağı tutması ve ona büyüklük gözü ile bakmaması şarttır.
ÜÇÜNCÜ VAZİFE: Helâl olmayanı almamaktır. Zalimlerin malından hiçbir şey almamalıdır. Faiz veren ve kurtuluş çaresi için bunu yapan, yâni para verenden almamalıdır.
DÖRDÜNCÜ VAZİFE: İhtiyacından fazla almamalıdır. Yolculuk için alıyorsa, yiyecek ve ücretten fazla almamalıdır. Borcu varsa, borcundan fazla almamalıdır. Çünkü alınan bir fazla dirhem, haramdır. Eğer evinde fazla olarak kumaş ve giyecek elbise varsa, zekât almamalıdır.
BEŞİNCİ VAZİFE: Zekât veren hangi kısımdan olduğunu bilmezse verene sormalıdır. «Miskinler kısmından mı veriyorsun, yoksa borçlu olanlar kısmından mı?». Böylece sekizde bir alanlardan mı, değil mi bilmelidir. Değilse almamalıdır. Çünkü Şâfii mezhebinde zekâtı bir kişiye vermemek lâzımdır.