“Ve Allah Bütün Karşıt Çiftleri De Yaratandır Ve Bindiğiniz Hayvanları Ve Gemileri De Yaratan O’dur Ki Böylece Onların Üzerlerine Binip Yerleşince Rabbinizin Bunca Nimetlerini Hatırlayıp; Bütün Bunları Bizim Emrimize Ve Hizmetimize Veren Allah Ne Yücedir, Onu Tüm Noksanlıklardan Tenzih Ederiz, Yoksa Biz Bunlara Güç yetiremezdik, Diyesiniz.” (Zuhruf 12-13)
İbni Ömer -Allah Onlardan razı olsun-’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem yolculuğa çıkarken hayvanın üzerine binip iyice yerleşince üç tekbir alıp şöyle dua ederdi: “Bu biniti bizim hizmetimize vereni teşbih ve takdis ederiz yoksa biz buna güç yetiremezdik. Şüphesiz dönüp dolaşıp ona varacağız. Allah’ım bu yolculuğumuzda senden iyilik takva ve razı olacağın ameller işlemeyi nasib etmeni dileriz. Allahım bu yolcuğumuzu kolay kıl, uzağını yakın et. Allahım yolculuğumuzu kolaylaştır, yolumuzu kısalt, uzağını yakın et. Allahım yolculukta yardımcımız sensin, geride bıraktığımız çoluk çocuğumuzun koruyucusu da sensin. Allahım yolculuğun zorluklarından üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda çoluk çocuğumuzda kötü haller görmekten sana sığınırım” der, dönüşünde de bunları okur ve şu cümleleri ilave ederdi: “Biz yolcular tevbe ederek Rabbimize ibadet ederek ve hamd ederek dönüyoruz.” (Müslim, Hac 425)
Abdullah ibni Sercis -Allah ondan razı olsun-‘den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem yolculuğa çıkarken: “Yolculuğun güçlüklerinden, üzücü manzaralarla karşılaşmaktan, yükselişten sonra düşüşten, mazlumun bedduasından ve dönüşte aile ve maldaki kötü görünümlerden Allah’a sığınırdı.” (Müslim, Hac 426)
Ali İbni Rabia -Allah ondan razı olsun-’dan, şöyle demiştir: “Ali ibni Ebi Talib’i gördüm. Binmesi için hayvanı getirdikleri zaman ayağını üzengiye koyunca, Bismillah dedi. Hayvanın üzerine yerleşip doğrulunca: Elhamdülillah dedi ve sonra şöyle dedi; “Bunu bizim hizmetimize vereni teşbih ve takdis ederiz, yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz”, dedi üç defa Elhamdülillah, üç defa Allahü ekber, dedi sonra da: “Ey Rabbim seni teşbih ederim. Ben kendime zulmettim, beni bağışla çünkü senden başka günahı bağışlayacak olan yoktur” ayetini okudu ve güldü. Bunun üzerine ey mü’minlerin emiri niçin güldün? dediler. O da şu cevabı verdi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in benim yaptığım gibi yaptığını ve benim güldüğüm gibi güldüğünü görmüş ve Ey Allah’ın Resulü niçin güldün? diye sormuştum: “Yüce Rabbin benden başka günahları bağışlayacak bir kimsenin olmadığını bilerek günahlarımızı bağışla diye dua eden kulundan razı olur.” buyurmuştur.” dedi. (Ebu Davud, Cihad 74, Tirmizi, Deavat 46]
