Yolculukta Hz Muhammed (s.a.v) Efendimiz Ne Yapmıştır?

By | 1 Nisan 2015

yolculukta-hz-muhammed-s-a-v-efendimiz-ne-yapmistirÇünkü Hz. Peygamberin (s.a.v.) böyle yaptığı nakledilmiştir.
• Yola çıkınca yanlarında bir yol rehberi varken insanlara yol tarif etmemeli; konaklayacakları yerleri işaret etmemelidir.
• Susmalı, iyi geçinmeli, yol arkadaşlarına çokça yardım etmeli ve dedikodudan uzak durmalıdır.
• Yol üzerinde ve su başında konaklamamalıdır.
• Çünkü su başlan yılanların ve yırtıcı hayvanların uğrak yeridir. Bundan dolayı oralardan uzak durmalı ve yol ortasında gecelememelidir. Bu mekruhtur. Yolculukta ârif gibi konuşmalı (; yani câhilce sözler sarfetmemelidir).
• Yerilecek tavırlardan uzak durup, övülecek tavırlar takınmalıdır.
• Arzu ve hevesinin peşini bırakıp Allâh’tan korkarak Rabbinin hoşnutluğunu kazanmaya çalışmalıdır.
• Bulunduğu yöreden başka bir yere yolculuk etme karan alınca öncelikle arasının açık olduğu kişilerle banşmalı, anne-babasının veya onlar yerinde olan dedelerinin ve teyzelerinin gönlünü almalıdır.
• Yolculuk süresince ailesine yetecek miktarda para bırakmalı veya onlan da yanında götürmelidir.
• Yolculuğu, ya ibadet amaçlı ya da mubah bir iş yapmaya yönelik olmalıdır.
İbadet amaçlı yolculuğa ömek olarak, hacca gitmek, Peygamber Mescidi’ni, bir mürşidi veya mübarek bir mekânı ziyaret etmek verilebilir. Mubah olan işlere ise ticaret etmek ve beş ibadetin hükümlerini öğrendikten sonra daha fazlasını öğrenmek örnek verilebilir. Beş ibadetin hükümlerini öğrenmek farz; bunun ötesi ise mubah olup, bunlan öğrenmekte fazilet vardır. Bunun farz-ı kifâye olduğu dahi söylenmiştir.
• Yolculukta arkadaşlarına iyi davranmalı ve bazı yanlış davranışları görmezlikten gelmelidir. Verilen kararlara ve yapılan işlere karşı gelmemeli ve inatçılık etmemelidir.
• Yolculukta arkadaşlarının hizmetini görmeli; ama zorda kalmadıkça kendisi onlardan hizmet istememelidir.
• Yolculukta daima abdestli olmaya da gayret etmelidir.
• Arkadaşı yorulunca onun yanında durmak, susayınca ona su vermek, daralınca onu dinlendirmek, kızınca onu teskîn etmek, uyuduğunda ona ve yüküne göz kulak olmak, azıkları azaldığında onu kendine tercih etmek, onu rahatlatacak yardımlarda bulunmak, onu yalnız bırakmamak, sırrını ondan saklamamak, onun sırrını başkalarına anlatmamak, ondan ancak güzel bir dille yardım istemek, dedikodusu edildiğinde kabul etmemek, diğer arkadaşlarının yanında onu güzellikleriyle anmak, diğerlerinin yanında onu ayıplamamak, onu diğerlerine şikayet etmemek, sıkıntılarına katlanmak, danıştığında ona öğüt vermek ve kendinden daha soylu olsa bile ona adını, nereli olduğunu ve soyunu sormak da yolculuk âdâbındandır.

• Diğerleri yolculukta kendisine tabi olsa bile, o, diğerlerine tabi imiş gibi davranır.
• Kendine tabi olanların kusurlarını, kınayarak ve azarlayarak değil; öğüt vererek söyler.