Yetime Zulmün Yasaklanması

By | 24 Temmuz 2014

kuran

 

yetim-hakkıAllah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenlerin o yedikleri karınla­rında birer ateş olur ve onlar azgın bir ateşe atılırlar.” (Nisa/10)

Katâde (r.a.) dedi ki:

“Bu ayeti kerime Catafan ailesinden biri için indirildi. Bu kişi yeğeni öksüz kalınca velayetini üzerine almış ve onun mallarını haksız yere yiyor­du. Ayette, zuimen yemekten batısettiğine göre, zulmetmediği halde yiyebi­lir. Ancak veli vetim ve öksüzün malını hangi şartlarda yiyebilir.

Bu durum fıkıh kitaplarında genişçe anlatılmıştır.

Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Kim zengin ise, iffetli davranarak (yetim hakkı) yemesin, yoksul ise iyilik mıktarınca (haksızlık etmeden) yesin.” (Nisa/6)

Eakihler ayetten şu hükmü çıkarmışlardır: “Fakir yetimin malından ih­tiyacı kadar borç veya ona yaptığı hizmet mukabilinde yiyebilir. Allah-u Teâlâ yetim malına dikkat edilmesini birçok ayette belirtilmiştir ve yetim malına karşı mü’minlerı uyarmıştır. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Arkalarında aciz ve küçük çocuklar bıraktıkları takdirde onlara karşı haksızlık edenler korksunlar, Allah’tan sakınsınlar, sözleri dos­doğru söylesinler.” (Nisa/9)

Allah-u Teâlâ vahiyle Davut (a.s.)’a şunları bildirdi:

“Ey Davut yetime karşı merhametli bir baba gibi ol. Dul kadınlara şef- katlı bir koca gibi ol. Bil ki ektiğini biçersin! Yani sen başkalarına nasıl dav­ranırsan, diğer insanlar da sana öyle davranırlar. Çünkü sen ölecek ve senin kadınların dul, çocukların yetim kalacaktır.”

Haksız yere yetim malının yenmesinin kötülüğünü anlatan ayetlere muvafık olarak birçok hadisi şerif vardır. Hadislerin ifade ettiği yetim malını yiyenin cezasının anlatılan şiddetleri ayetlerin anlattıklarına uygundur. Bü­tün bunların gayesi yetimin malının yenilmesini önlemek ve onları mağdur duruma düşmekten korumak içindir.

Müslim’de Ebu Zer’den rivayetle, Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuş­tur:

“— Ey Ebu Zer! Sen zayıfsın, kendim için istediğimi senin için de isti­yorum. Anne-babana karşı gelme, yetimin malına veli olma!”

Buhari ve Müslim ile diğer hadis kitapları şu hadisi rivayet ediyorlar:

“— Yedi helâk edici şeyden kaçınınız!”

Oradaki sahabiler, “Onlar nedir ey Allah’ın Rasûlü” dediler.

Rasûlüllah buyurdu ki:

1-                      Allah’a ortak koşmak.

2-                      Sihir yapmak.

3-                      Haksız yere adam öldürmek.

4-                      Faiz yemek.

5-                      Yetim malı yemek.

6-                      Cihad anında meydandan kaçmak.

7-                      Ana-babaya isyan etmek.

Bezzar ayni hadisi “yedi büyük helâk edici günahtan kaçınınız” diye ri­vayet etmiştir.

Hâkim sahih olarak şu hadisi rivayet ediyor:

Allah-u Teâlâ dört kısım insanı cennete sokmadığı gibi cennetin tadın­dan da tattırmaz.

1-                      İçki tiryakileri.

2-                      Faiz yiyenler.

3-                      Haksız yere yetim malı yiyenler.

4-                      Ana babaya isyan edenler.

İbni Hibben ve diğer kitapların yazdığına göre:

Peygamber (s.a.v.) Amr İbni Hızemi Yemen’e bir mektupla gönderdi. Mektupda şöyle yazılıydı:

Kıyamet günü günahların büyükleri şunlardır:

1-                      Allah’a ortak koşmak.

2-                      Haksız yere mü’mini öldürmek.

3-                      Cihaddan kaçmak.

4-                      Ana-babaya isyan etmek.

5-                      İyi kadınlara iftira atmak.

6-                      Sihir öğrenmek.

7-                      Faiz yemek.

8-                      Yetim malı yemek.

Ebu Ya’le Rasûlüllah (s.a.v.)’tan şöyle rivayet etti:

“— Kıyamet günü insanların bir kısmı ağızlarından ateş saçarak kal­karlar.”

Eshaptan sordular:

“— Onlar kimdir ey Allah’ın Elçisi?”

Rasûlüllah (s.a.v.) onlara şu ayeti okumadınız mı:

“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenlerin o yedikleri karınla­rında birer ateş parçası olur.” (Nisa/l0)

Müslim’in rivayet ettiğine göre Miraç hadisinin bir kısmı şöyledir:

“Bir kısım insanla karşılaştım, başlarına başkaları konmuş başlarını yi­yorlar, diğer yandan, başkaları onların başlarını, sakallarını yoluyor, etlerini kemiklerinden ayırıyorlar. Elinde ateşten taşlar bulunan insanlar geliyor, on­lara yaklaşıyor.”

Onların ağızlarına atıyorlar diğer taraftan çıkartıyorlar. Cebrail’e “kim bunlar?” diye sordum.

Dedi ki: “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenlerdir. Onlar ancak bu ateşi yemiş olurlar.”

Kurtubî tefsiri, Ebu Said Hudri’den şu hadisi rivayet ediyor. Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:

“îsra-miraç gecesi bir takım insan gördüm deve dudakları gibi dudak-

lan vardı. Birileri dudaklarını tutup ayırıyor ve ağızlarından içeriye ateşler atılıyordu ve sonra arkalarından çıkıyordu. Cebrail’e dedim ki:

“— Bunlar kimlerdir?”

Cebrail dedi ki:

“— Onlar haksız yere yetim malı yiyenlerdir.”