Uykunun Faydaları Nelerdir ?

By | 26 Şubat 2015

Uykunun Faydaları Nelerdir ?Uykunun Faydaları Nelerdir ?

“Uykusu çok olanın ruhu hasta, işi zordur”.

Uykunun en iyisi 5 saati geçmeyendir. Yetişkin bir insan için 6 saat uyu­mak yeterlidir. Çocuklar ve ağır çalışanlar 7-8 saat, hastalar istedikleri kadar uyuyabilir. Saat 22:00-23.00’den 04.00-05:00’e kadar olan süre uy­ku için ideal zaman dilimidir. En geç, saat 24.00’e kadar yatmalı ve güneş doğmadan kalkmalıdır.

Hazreti Ömer (r.a.) “Sabahın erken vaktinde uyumaktan sakınınız! Zira ağız kokusu, ruhi dengesizlik ve mizacın bozulmasına sebep olur.”, “Uyku, kuşluk vaktinde uyuyana akıl noksanlığı, ikindide uyuyana ise delilik geti­rir” demiştir.

Güneş doğmadan kalkmak ve güneş batmadan uyumamak çok önemlidir, çünkü bu saatlerde bütün organları ve sistemleri faaliyete geçiren ha­yati hormonlar üretilir. Uyku sırasında bütün süreçler yavaşladığından hor­monlar da yeteri kadar üretilemez. Dolayısıyla fazla uyku, hormon denge­sizliğine ve buna bağlı hastalıklara, ayrıca ruhsal dengesizliğe sebep olur.

Sağlıklı insanlar uykuda, sağlıklı bebekler gibi sessizce ve hafif nefes alıp verirler. Sağlıklı olmayanlar ise derin ve sesli nefes alıp verirler. Saat­lerce derin nefes alıp-verme ile vücudun oksijen-karbondioksit dengesi bo­zulur. Bu dengesizlik hem astıma, hem başka hastalıklarla yol açar.

Yatak odası karanlık olmalıdır. Karanlıkta, ergenlikte gelişimi sağlayan, üremede ve hormon üretiminde etkili olan, bağışıklık sistemini güçlendiren Melatonin isimli bir hormon salgılanır. Işık olunca melatonin salgısı azalır. Melatonin akşam saat 21’den sonra salgılanmaya başlar, en fazla gece saat 02.00-04.00 arası salgılanır ve sabah saat 07.00’de azalır. Melatonin gece uyku getirir, sabah uyanmaya katkıda bulunur. Uykusuzlukta melatonin salgısı bozulur: Gündüz salgılanırsa gündüz uyuklama, gece uykusuzluk ortaya çıkar.

Yatak sert, yastık yeteri kadar yüksek, yorgan veya battaniye yumuşak, hafif ve doğal malzemeden olmalıdır. Sağ tarafa, başı göğse doğru eğip, dizleri karna, kolları göğse çekerek yatmak en iyi uyuma pozisyonudur. Bu pozisyon kalbe, kan ve enerji dolaşımına ve sindirilen yemeğin mideden bağırsağa inmesine kolaylık sağlar.

Sağ tarafa yatıldığında sağ burun deliğinden alman nefes azalmakta, sol burun deliğinden alınan ise artmaktadır. Sol burundan nefes alma parasem­patik sinir sisteminin faaliyetinin artmasına, kalbin yavaşlamasına, tansiyo­nun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetinin yavaşlamasına sebep olur. Dolayısıyla uykuya dalma kolaylaşır,- ayrıca, uyku esnasında vücuda bir za­rar gelecek olsa, iç organlar korunmuş olur. Hazmı zayıf olanlar, önce sol, sonra da sağ yana yatma ihtiyacı duyar. Eski alimler yüzüstü yatmayı ya­saklar, buna “şeytan yatışı” derlerdi.

Omurga problemi yaşayanlar, kasları ve iç organları zayıf olanlar ve yaşlılar ise sırtüstü yatar. Hasta ve yaşlılar, çene kasları zayıf olduğu için, genellikle ağzı açık uyur.

Alçak yastıkla sırtüstü yatarken geniz akıntısı engellenir. Geniz akıntısı dışarıya akamazsa, sinüslerde toplanır, iltihaba ve başağrısına sebep olur. Yüksek yastıkla sırtüstü yatarken akıntı buruna değil, boğaza, akciğerlere

veya mideye akar. Boğaza akarsa, bademcikler ve ses telleri rahatsızlanır, boğaz ve yemek borusunda yanma ve yaralar meydana gelir. Mideye akar­sa, mide bulantısına ve mide hastalıklarına,- akciğerlere akarsa, akciğer has­talıklarına yol açar. Geniz akıntısı olanlar için en doğrusu yüksek yastıkta yan yatmaktır.

Uykuda ağız akıntısı: Yatmadan evvel çok ve karışık yemek yiyenin tü­kürük bezleri midede üretilen enzimlerden etkilenir, uyku esnasında tükü­rük artarak ağızdan akar. Bağırsak kurtları da tükürük bezlerini aynı şekilde etkiler. Bağırsak kurtlan için tavsiye edilen tedaviyi uygulayan, beslenme­yi düzelten, yemekten en az 3-4 saat sonra uyuyan ağız akıntısından kurtulur.

Uykuda horlama, saat 21’den sonra yemek yeme alışkanlığı, hazımsız­lık, kabızlık, gaz, kalın bağırsaklarda bozulma ve genişleme, küçük dilde şişme veya kalbin zayıflamasından kaynaklanır. Şapı sirkede eriterek veya nar kabuğunu sirkede kaynatarak gargara yapmak küçük dilin şişliğini giderir ve horlamayı azaltır. Horlamadan tamamen kurtulmak için bağırsak te­davisi ve karaciğer temizlemesi yapmak, yemeği azaltmak, “ayn” ve “ğayn” harflerini doğru telaffuz ederek, Kuran-ı Kerim’i nefes kontrolüyle okumak gerekir. Ancak mizaca uymayan, sağlıksız gıdalar tüketen, tıka basa yemek yiyen, saat 21 den sonra yiyen, yemekten sonra meyve yiyen horlamadan kurtulamaz.

Uyku esnasındaki karabasan ve kabuslar, beyindeki kan ve sıvı dolaşı­mının bozulduğuna işarettir. Karaciğer, kan ve damar temizlemesi yapmak, saunaya gitmek, hacamat yaptırmak, sülük tutturmak bu durumdan kurtul­mak için yeterli olabilir.

Uykuda dişleri gıcırdatan yetişkinler sara hastalığına yakalanma riski ta­şır. Çocukların uykuda diş gıcırdatması ise yaş ilerledikçe geçebilir.

Kışın güneş ışığının az, yemeklerin ağır olması nedeniyle uyku artar. Ancak beslenme kurallarına uyan ve oruç tutanların durumu kışın da değiş­mez.

“Az ye, rahat uyu\” (Atasözü).

Saunaya gitmek, anason, keten tohumu, kimyon ve sinameki kullanmak uykuyu azaltamya yardımcı olur.

Uyuma zorluğu çekenlere ise hamama gitmek, yatmadan önce bal şurubu, yulaf suyu veya arpa suyu içmek, çimlenmiş buğday yemek, kafa deri­sine zeytinyağı sürmek, reyhan veya kedi otu koklamak ve hacamat yaptır­mak iyi gelir.