Televizyona Karşı Tavrımız Nasıl Olmalı ?
Uzmanların anne ve babalara tavsiyeleri şöyle: Çocukların günlük televizyon seyretme süresi, bir saati geçmemeli. Onların sağlıklı yetişebilmeleri için, oyun oynamaya, hayal kurmaya, sohbet etmeye, kitap okumaya, hatta can sıkıntısına ihtiyaçları var; bunlardan yoksun kalan çocuk, hayatı, sadece televizyondan görmeye mahkûm olur.
“Bir başka tavsiye ise ana babaların, programlar ertesinde çocuklarıyla o program üzerine sohbet etmeleri, hatta zaman buldukça televizyonu, çocuklarıyla birlikte izlemeye gayret göstermeleridir. Böylece, çocuklara, seyredilenler üzerine değerlendirme ve muhakeme yapma melekesi kazandırma imkânı doğar. Uzmanlar ‘Bir programı çocuklarla beraber seyredip hakkında yorum yapmak, açılıştan kapanışa kadar her programı seyretmelerinden daha tesirlidir.’ diyorlar. Çocukların, gördükleri şeyleri tutarlı bir şekilde değerlendirmeleri, hayalle gerçek ayrımını yapabilmeleri buna bağlı. Bunun yolu da çocuklarla samimi bir diyalog kurmaktan geçiyor. Çocuk, neler okuyor? Okudukları hakkında ne düşünüyor? Arkadaşları, öğretmenleri ile ilişkisi nasıl? Dersleri hakkında neler düşünüyor? Nelerden hoşlanıyor? Önce bunlar tespit edilmeli. Daha sonra da bu bilgilere yönelik, katı yasaklamalardan daha çok, doğru prensipler çerçevesinde kalmak kaydıyla, onun tercihlerine sunulmuş alternatifler gösterilmeli. Bu çözüm, yerine göre birlikte kitap okumak da olabilir, beraber gezintiye çıkmak da. Önemli olan, çocukla samimi bir diyalog kurabilmektir.”
Atalay Yörükoğlu’nun tavsiyesi şöyle:
“Ana babalara düşen görev, TV izleyicisi olarak çocuklarına örnek olmaktır. Kendisi eve gelince TV başından ayrılmayan ana baba, çocuklara ‘Susun, oturun, çalışın!’ diye buyruklar vererek sorunu çözümleyemez. Kendisi, neyi izleyip neyi izlemeyeceğini seçen ana baba, çocuklarına da sınır çekebilir. Çalışma ve uyku saatlerini aksatmayacak bir program çizebilir. Tüm aile üyeleri, belli saatlerde TV izlemek yerine, kitap okumaya ya da başka bilgi alanlarına zaman ayırabilmelidir.”
“Televizyonun sebep olduğu davranış şekilleri kötüdür, fakat olmasını önlediği davranış şekilleri daha kötüdür.” diyen Zig Ziglar’m, uygulanması mümkün olan teklifleri var:
“Ebeveynler, çocuklarıyla beraber haftalık TV programına bir göz atmalı, temelde çocuğun yaşına uygun programları seçerek hafta boyunca izlenecek programların bir listesini çıkartmalıdır. Bunu yaparken programın günü, tarihi ve saati listede özellikle belirtmelidir. Daha sonra, çocuklara, üzerinde birer numara bulunan on tane kart verilmeli ve bu kartların düzgünce muhafaza edilme sorumluluğu, çocuklara yüklenmelidir. Ebeveynler, izlenen her programdan sonra ilgili karta bir delik açmalıdır. On farklı program izlendiğinde ve bütün kartlar bittiğinde, çocuk, yeterince televizyon seyretmiş demektir. Bu metot, çocuğa seyretmek istediği programlar arasında seçim yapmayı, sorumluluk almayı ve kendi nefsinden feragat ederek özveride bulunmayı öğretir; çünkü hiç şüphesiz, çocuğun, seçtiklerinden daha az seyretmeyi istediği programlar olacaktır. Bu usul, aynı zamanda çocuktaki muhakeme yeteneğinin gelişimine de katkıda bulunur.
“Bu uygulamanın başka bir şekilde gerçekleştirilmesi, televizyon izlenmesinin kontrol altına alınması için paranın kullanılmasıdır. Mesela eğer çocuğunuza, her hafta sekiz saat, seçilmiş programlardan istediklerini seyretme şansı tanıayı düşünüyorsanız, ona pazartesi sabahı sekiz çeyreklik verin. Böylece onlara zamanın, para olduğunu ve geçici hazlar için para harcamaktan kendilerini alıkoyarak kişisel alış veriş ve eğlencelerine daha çok para ayırabileceklerini kolayca öğretebilirsiniz.”
Maddi yönden sıkıntısı olmayan ailelerin bir VCD çalıcı almaları mantıklı olur. Seçilen programlar, aileye uygun bir zamanda gösterilebilmek için muhafaza edilir ve fırsat buldukca gösterilir.
Piyasada çocuklarımızın seviyelerine göre, artık bol miktarda CD’ler bulunmaktadır. Bazı çocuk dergileri de her sayısında promosyon olarak CD vermektedir. Ana babalar, bunları arayıp bulmakta tembellik göstermemelidir.
Gazete ve dergiler de televizyon programlarını seçmede yardımcı olabilir. Medyanın, vatanını ve milletini sevenleri, bu konuya eğilmelidir.
