Tag Archives: krnkrklm1

Dört Mezhebe Göre Sehv (Unutma) Secdesi – 4

– Birinci oturuşta Ettihayyatü’yü unutan kimse üçüncü rekâte kalkmadan (tam dikilmeden) önce veya kalktıktan sonra hatırlarsa oturmaya dönmez, sehv secdesi yapar. Bu Şafiî’ye göredir. İmam Malik’e göre kalçası yerden ayrılmışsa dönmez. Ahmed b. Hanbel’e göre oturma ile kalkma halinin ortasında hatırlarsa ve henüz okumaya başlamamış ise dönüp dönmemekte serbesttir. Evla (daha uygun) olan dönmemektir. Nehaî’ye… Read More »

Dört Mezhebe Göre Sehv (Unutma) Secdesi

– Mezhep imamları sehv secdesinin meşru olduğunda ve namaz kılarken unutan (böylece hata yapan) kimsenin sehv secdesi ile bu durumu telafi ettiğinde ittifak etmişlerdir. Ancak mezhep imamları sehv secdesinin hükmünde ihtilaf etmişlerdir. Ahmed b. Hanbel ve Hanefî ulemasından Kerhî’ye göre vaciptir. İmam Malik’e göre unutmadan dolayı bir eksiklik varsa vacip, ziyadelik olmuşsa sünnettir. Ebu Hanife… Read More »

Dört Mezhebe Göre Şirket – Ortaklık

1 – İnan ortaklığı caizdir. Bunda ittifak vardır. 2 – Mufavada şirket Ebu Hanife ve Malik’e göre caizdir. Ancak Ebu Hanife şeklinde Malik’e muhaliftir. Ebu Hanife şöyle diyor: “Mufavada, iki kişinin altın, gümüş neye sahipler ise bu iki cinsten ne varsa hiçbir şey kalmamak üzere her ikisi içinde eşit miktarda olmak üzere şirket kurmalarıdır.” Bunlardan… Read More »

Dört Mezhebe Göre Teminat – 3

– Şahitlik (ile ilgili bir hususun) yerine getirilmesi için hazır bulundurmak üzere ölünün bedeni için kefalet sahihtir. – Teminat veren kimse hakkında teminat verdiği kişiyi teslim etmeyi şart koştuğu yerde teslim etmekle sorumluluğu biter. Hak sahibi bunu, ister (rıza gösterip) arzu etsin, ister arzu etmesin. Bunda ittifak vardır. Şu kadar ki teslimi engelleyen güçlü bir… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 33

– Namaz kılmakta olan kimseye selam verilirse işaretle selama cevap verir. Ancak bu ittifakla vacip değildir. Sevrî ve Atâ’ya göre namaz kılan kimse selama namazdan sonra cevap verir. İbnü’l-Müseyyib ve Hasen’e göre sözlü olarak selama cevap verir. – Namaz kılan kimsenin önünden bir şey geçmekle Ahmed b. Hanbel dışındaki mezheplere göre namaz bozulmaz. İsterse bu… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 30

– Mezhep imamları vücudun necasetten temizlenmesinin -temizlemeye gücü yetene göre- namazın şartı olduğunda icma etmişlerdir. – Mezhep imamları namazın vaktinin girdiğinin bilinmesini veya namazın vaktinin girdiğinin baskın (galip) bir zan ile bilinmesinin namazın sahih olmasının şartı olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Ancak İmam Malik galip zan ile yetinmemiş, vaktin girdiğinin bilinmesini şart koşmuştur. – Mezhep imamları… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 31

– Namazı kılmakta olan kimse unutarak veya sakıncalı olduğunu bilmeyerek veya ağzından bir kelime çıkıverse de devam etmezse Ebu Hanife dışındaki imamlara göre namaz batıl olmaz. Ebu Hanife’ye göre unutarak konuşmakla bozulur, selamla batıl olmaz. İmam Şafiî’ye göre uzun olursa sahih olan namazın bozulmasıdır. İmam Malik’ten bilerek söylenen söz namazla ilgili ise namazı bozmadığı rivayeti… Read More »

Dört Mezhebe Göre Teminat

– Mezhep imamları teminat (garanti) vermenin caiz olduğunda ittifak etmişlerdir. – Namına garanti verilen kişi sağ ise, garanti vermekle garantiye konu olan hak ondan intikal etmez. Belki borç namına garanti verilen kişinin zimmetinde kalır. Borcun onun zimmetinden düşmesi ancak ödemekle olur. İbn-i Ebi Leyla ve İbn-i Şübrüme, Ebu Sevr ve Davud-u Zahirîye göre teminat göstermekle… Read More »

Dört Mezhebe Göre Namazın Şartları – 27

– Avret mahallinden bir kısmı açılırsa namaz bozulur mu? Ebu Hanife’ye göre açılan yer ön ve arka edep yerlerinden dirhem (bir dirhemin, madeni liralık büyüklüğünde olduğu kastediliyor) kadar açılırsa namaz bozulmaz. Dirhemden fazla açılırsa bozulur. Yine Hanefî mezhebinde baldır (oyluk)ın dörtte birinden azının açılması ile namaz bozulmaz. İmam Şafiî’ye göre yukardaki durumda açılma az da… Read More »

Dört Mezhebe Göre Havale

– Mezhep imamları bir kimsenin bir kimsede bulunan hakkını, bir başkasına ait kendisinde bulunan borcuna karşılık olmak üzere alacaklısını borçlusuna havale etse, borçlusunun bu havaleyi kabul etmesinin vacip olmadığında ittifak etmişlerdir. Davud-u Zahirî’ye göre bu havaleyi kabul etmek lazım olup, kendisine havale yapılan kimsenin havaleyi kabulden çekinme hakkı yoktur. – Ebu Hanife ve Şafiî’ye göre… Read More »