Tag Archives: krnkrklm1

Muaz B. Cebel (R.A.)

    Allah’în Rasûlü (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Muaz kıyamet günü âlimlerin önünde olacaktır.” Abdullah b. Mes’ud da şöyle demiştir: “Muaz tek başına bir ümmetti.” Muaz vefat ettiğinde otuz üç yaşındaydı ve Hz. Ömer (r.a.) döneminde vefat etmişti. Rasûlullah döneminde yirmili yaşlarda olan bu genç için Rasû- lullah (s.a.s.): “Kur’an’ı dört kişiden okuyun; Abdullah b. Mes’ud,… Read More »

İnsan İradesinin İlâhî İrade Karşısındaki Konumu

Kur’ân’da kader kavramı sadece insanla değil, mikro âlemdeki zerrelerden makro âlemlere kadar bütün bir kâinatla ilgilidir. Yani sebep ve sonuç çizgisi içinde varlık sahasına çıktığına şahit olduğumuz her bir mevcut, bir ilâhı program (kader) içinde meydana getirilmektedir. İlgili âyetler dikkatle incelendiğinde bu husus açık bir şekilde görülür. Kur’ân, insanla alâkalı kader konusunu ele alırken meseleyi… Read More »

Mus’ab B. Umeyr (R.A.)

    Mus’ab b. Umeyr (r.a.), Mekke’nin en zengin ve yakışıklı genci İslam’la tanıştığında henüz 15 yaşında bile değildi, türlü işkenceler gördü, elindeki tüm dünyalıkları kaybetti. Allah Rasûlü’nün (s.a.s.) emriyle Habeşistan’a hic­ret eden kafileye katıldı. Bu teslimiyeti ve fedakârlığı ona İslam’ın en zorlu ve şerefli görevlerinden birini nasip etti. Allah Rasûlü’nün elçisi olarak Me­dine’ye hicret… Read More »

Bir İman Esası Olarak Kader

İslâm’da kadere iman etmenin zaruretinin, iki delilden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bunlardan birincisi, birçok âyette kadere işaret edilmesi ve kadere iman edilmesi gerektiğini gayet açık bir şekilde bildiren hadislerin varlığı; İkincisi, Cenab-ı Hakk’ın kayıtsız ve sınırsız olan mutlak ilim, irade ve kudret sıfatlarına iman etmenin gereğidir. Kur’ân’da insanla alâkalı kaderin mevcudiyetini bize bildiren birçok âyet vardır. Şimdi… Read More »

Bu Ümmetin Hıbri (Âlimi) Abdullah B. Abbâs

    Abdullah b. Abbâs, hicretten birkaç sene önce Mekke’de doğmuştur. Doğduğunda, babası onu Peygamber’e götürdü. Peygamber efendimiz onu kucağına alıp, mübarek ağzına aldığı bir hurmayı damağına sürdü ve: “Allah’ım! Onu dinde fakîh kıl ve kitabını ona öğret” diyerek dua etti. Bu dua bereketiyle, ilimde çok yüksek derecelere ulaştı. Daha küçük yaştayken, Hz. Peygamber’in yanma… Read More »

Kader Kavramının Istılah Anlamı Nedir?

Maturidîler açısından kader, Allah’ın takdiridir. Kaza ise, O’nun bu takdiri infaz etmesi, yani yapılacak şeyi eda etmesi ve hükmü yerine getirmesidir. Eş’ariler açısından ise, kaza, Allah’ın ezeldeki hükmüdür. Kader ise, şartların var oluşundan sonra bunların birer birer meydana getirilişidir. Maturidîlerin bakış açısıyla ‘kader’ ve ‘kaza’yı şöyle açabiliriz: Kader, sonsuz ilme sahip, geçmiş, hâl ve geleceği… Read More »

Afra’nın Oğulları Muaz’la Muavviz

    Bunlar, Ebû Cehil b. Hişam’ı öldüren gençler. Bunlardaki azmin gücüne ve Allah’ın düşmanından intikam almadaki ısrarlarına bakın. Abdurrahman b. Avf şöyle anlattı: “Bedir gününde safta duruyordum. Sağıma ve soluma baktım, Ensardan yaşı küçük iki gencin arasında olduğumu gördüm. Ben onlardan daha güçlü iki adamın arasında durmayı temenni ediyordum. Biri bana sessizce: ‘Amca! Ebû… Read More »

Kader Kavramının Lügat Anlamı Nedir?

Kader, lügatte, ‘ölçme, takdir etme, biçime koyma, şekillendirme’ gibi anlamlara gelir. Arap dilinde (kadera, fiili, ‘takdir etti, hisselere ayırdı ve herkese payını bölüştürdü, güç yetirdi.’ mânâlarına gelir. Kelime tef’îl babına nakledilince (  kaddera olur ki, o zaman anlamı, ‘hükmetti, hükmünü geçirdi ve kazada bulundu.’ olur. Kaderle alâkalı diğer bir kelime ise, ‘kaza’dır. Kaza, kelime olarak… Read More »

Hz. Ali’nin Çocukluğu

    Bu, Allah’ı ve Rasûl’ünü seven, Allah’ın ve Rasûlünün de onu sevdiği Ali’dir. Hz. Ali’nin çocukluğunda, İslam ve Rasûlullah için gösterdiği cesaret ve fedakârlıktan bahsetmek istiyoruz. Hz. Ali küçük yaşından beri Rasûlullahîn yanında büyüdü. On yaşında İslâmî kabul ettiği bilinmektedir. Hz. Hatice’den sonra Müslümanlığı ilk kabul eden odur. Hz. Peygamberîe Hz. Hatice’yi bir gün… Read More »

Ahireti İnkârın İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri – 4

d- Yine âhirete inanmayanların gözünde suç ve günah kavramlarının da bir değeri yoktur. Bunların değeri ancak, çıkarlarına bir zarar söz konusu olduğu zaman vardır; iyilikler ve hayırlar aptallığın kendisidir, eğer kötülük kendileri için bir tehlike doğurmuyorsa, onlar için bir mahzuru yoktur. Bütün bu sebeplerden ötürüdür ki, Kur’ân, terbiye etmeğe çalıştığı insanda ilk önce âhiret endişesi… Read More »