Tabaktan Meyve Alırken Önünden Alma Zorunluluğunun Olmaması

By | 1 Ağustos 2014

meyveAbdullah İbnu İkrâş İbnu Züeyb babasından naklediyor: “Kavmim Benî Mürre İbnu Abîd, benimle mallarının sadakasını Resûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem- ’e gönderdi. Medine’ye gelince O’nu -sallallâhu aleyhi vesellem- Muhacir ve Ensar’ın arasında oturmuş buldum. Elimden tutup beni Ümmü Seleme -radıyallâhu anhâ- ’nın evine götürdü. Varınca: “Yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. Bize, içerisinde bolca serîd ve (kuşbaşı) et parçaları olan bir tepsi getirildi. Ondan yemek için yanaştık. Ben elimle kabın her tarafını yokladım. Resûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem- önünden yedi. (Bir ara) sol eliyle sağ elimden tuttu ve: “Ey İkrâş! bir yerden ye. Çünkü (kabın içindeki yemek) tek bir yemektir. (Her taraf birdir)” buyurdu. Sonra bize, içerisinde taze ve kuru çeşitli hurmalar bulunan bir tabak getirildi. Bu sefer önümden yemeye başladım. Resûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem-’in eli ise, tabağın her tarafında dolaşıyordu. Bana da: “Ey İkrâş! Dilediğin yerinden (alıp) ye. Çünkü (tabağın içindekilerin hepsi) aynı çeşit değil” buyurdu. Sonra bize su getirildi. Resûlullah -sallallâhu aleyhi vesellem- elini yıkadı elinin ıslaklığı ile yüzünü kollarını ve başını meshetti ve: “Ey İkrâş! Bu, ateşte pişenden (yenince alınması gereken) abdesttir” buyurdu.”

Açıklama:
1- Bu rivayete göre, normalde çorba, pilav, fasulye vs. gibi her tarafı aynı olan yemeklerde kendi önünden yemek edeb iken, meyve gibi farklı kalite ve vasıflarda yiyecek maddesi ihtiva eden tabaklarda önden değil, seçerek yemek edeb olmaktadır. Bazı âlimler, bu hadisten hareketle, tabak içerisindeki meyvenin aynı çeşit olması halinde, tıpkı yemekteki gibi, önden yenmesi, tabağın sağının solunun karıştırılmaması gerektiğini söylemiştir. Yine bu hadisten hareketle, tabak içerisindeki yiyecek maddesi, her ne cinsten olursa olsun, çeşitlilik arzederse onda da eli dolaştırıp seçme yapmanın caiz olduğuna hükmedilmiştir. Ancak şunu da kaydedelim ki, müteakip hadiste yer alan “kenarlardan yemek” emri göz önüne alınınca, bu hadiste yer alan “dilediği yerinden yemek” ruhsatına, ortayı istisna kaydı konması gerekir. Çünkü orta kısım bereketin indiği yerdir.

2- Yemekten sonra el yıkama işi, abdest’le ifade edilmiştir. Ancak, bu ıstılahî, dinî abdest değil, örfî abdesttir, yemekten sonra icra edilen el yıkama hadisesidir.

Hadis, bu yıkamanın ateşte pişen yemek sebebiyle olduğunu belirtir. Şüphesiz ateşte pişen yemekler, meyve gibi çiğ yenenlere benzemez. Onların bulaşığı, kokusu vs. rahatsızlık yapabilir, yemekten sonra ellerin yıkanması meşrudur, mesnundur.