Evlenmenin Faydaları

By | 1 Ağustos 2014

kuran

Evlenmenin FaydalarıEvlenmenin Faydaları
BİRİNCİ FAYDA Çocuk yetiştirmektir. Çocuk sebebiyle dört Çeşit sevab vardır:
Birinci sevab: Bir insanın vücud bulması ve neslin devamı gibi Allah’ın sevdiği bir şeye çalışmaktır. Ne için yaratıldığını bilen, Allahtı Teâlâ’nın bunu sevmesinden hiç şüphesi kalmaz. Allahü Te âlâ, ekmeye müsait toprağı, buna ekilecek tohumu, bir çift öküzü ve ziraat âletlerini kendi kuluna verince ve ona bir sebep gönderip ziraatle uğraşmasını te’min edince, kulda bir parça akıl varsa, dil ile konuşmuyorsa da, Allahü Teâlâ’nm bundan maksadının ne olduğunu anlar. Rahmi mübaşeret (cima) âletlerini ve çocuk tohumunu erkeklerin kuyruk sokumunda, kadınların göğüslerinde yaratan Allahü Teâlâ, şehveti, arzuyu da erkek ve kadının birleşmesine sebep kıldı. Bundan maksadın ne olduğunu anlamayacak akıllı bir kimse yoktur. Bir kimse tohumu boşa kullanır ve bir hile ile şehvetini teskin ederse, yaratılış sebebinden başka yerde kullanmış olur. Bunun için geçmiş büyükler ve Ashâbı Kirâm (rıdvanullahi aleyhim ecmâîn) bekâr olarak ölmeyi mekrûh bilmişlerdir. Evlenmenin Faydaları Hazreti Muâz’m (radıyallahü anh) tâun hastalığından iki hanımı öldü ve kendisi de bu hastalığa yakalandı. Buyurdu: «ölmeden evvel, bir hanım bulup beni evlendirin, bekâr olarak ölmek istemiyorum».
İkinci sevab: Peygamber Efendimize (sallâllahü aleyhi ve sel lem) uymaya çalışmalı ve kıyamette onun övünmesi, ümmetinin çok olması, niyetine dikkat etmelidir. Bunun için çocuğu olmayan ve olmamış kadınla evlenmeyi yasak etmiştir. Ve buyurmuştur ki: «Evin bir köşesine serili hasır, çocuğu olmayan kadından daha iyidir» i1). Ve yine buyurdu ki: «Çocuk doğuran çirkin bir kadın, çocuğu olmayan güzel kadından iyidir» (2). Buradan evlenmenin şehvet için olmadığı anlaşıldı. Çünkü şehvet için, güzel bir kadın çirkin bir kadından daha uygundur.
Üçüncü sevab: Çocuk tarafından kendisine duâ edilir. Hadisi şerifte buyuruldu: «Öldükten sonra sevabı kesilmeyen iyi işlerden biri de, sâlih evlâd yetiştirmektir. Babası ve annesi öldükten sonra böyle evlâdın ettiği bütün duâlar, babasına ve annesine ulaşır» (3). Yine hadîsi şerifte, «Duaları nurdan tabaklar İçerisinde ölülere sunarlar, bunun için çok rahata kavuşurlar», (4) buyuruldu.
Dördüncü sevab: Çocuk, babasından ve annesinden önce ölür ve onlar bu acıya katlanırsa, onlara şefaatçi olur. Resûlüllah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurur: «Çocuğa Cennete gir denir. Üzülerek, kızarak, kendini yere atar ve “Babam ve annem olmazsa girmem”, der» (5). Peygamber Efendimiz (sallâllahü aleyhi ve sellem) bîr kimsenin elbisesinden çekip buyurdu: «Çocuk, anne ve babasını seni çektiğim gibi, Cennete çeker» (6). Hadisi şerifte buyuruldu: «Çocuklar Cennet kapısının önünde toplanırlar. Hep birden bağırır, anne ve babalarını isterler. Bağırmaları anneleri ve babalan oraya gelinceye ve herbiri babasının ve annesinin elini tutup Cennete girinceye kadar devam eder» (*).
Büyüklerden biri evlenmekten kaçıyordu. Bir gece rüyasında, kıyameti gördü. İnsanlar susamış idiler. Bir grup çocuklar altın bardaklarla bir grup insanlara su veriyorlardı. O kimse de su istedi, ona su vermediler ve, «Senin aramızda hiç çocuğun yok» dediler. Bu rüyadan sonra derhal evlendi.
İKİNCİ FAYDA: Evlenmenin bir faydası da dinini korumaktır. Evlenmenin Faydaları Şeytanın kötülük yapma âleti olan şehveti kendinden uzaklaştırmaktır. Bunun için Peygamber Efendimiz (sallâllahü aleyhi ve sel lem) buyurdu: «Evlenen, dininin yansmı korumuştur». Evlenmeyen kimse fercini korursa da, ekseriya gözünü bakmaktan, kalbini vesveseden koruyamaz. Fakat evlenme, şehvet niyeti ile değil, çocuk niyeti ile olmalıdır. Çünkü Allahü Teâlâ şehvet sebebini kaldırmayı değil, emrine uymayı sever. Her ne kadar içinde hikmetler varsa da, şehveti bu işe sebep ve illet yaratmıştır. Ayrıca âhire tin lezzetine örnek olarak ona büyük bir lezzet vermiştir. Hususan Cehennem ateşinin nümunesi lömeğil de dünya ateşidir. Gerçi cimâ’m lezzeti ve ateşin yakması, Cennet lezzeti ve Cehennemin yakması yanmda çok az kalır; ama bir benzerlik vardır. Allahü Teâlâ’nm yarattığı her şeyde bir hikmet, bir fayda vardır. Olur ki, bir şeyden fayda çok olur ve o şey büyük âlimlerden başkası tarafından bilinmeyebilir.
Peygamber Efendimiz (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: «Dolaşan her kadının yanında bir şeytan olur. Bir kimse güzel bir kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir. Çünkü, bu mes’elede bütün kadınlar aynıdır».
ÜÇÜNCÜ FAYDA: Hanımların yüzüne alışmış olur. Hepsi bunun gibidir, der. Onlarla oturma, şakalaşma şeklinde olan istirahat, kalbde hâsıl olan rehaveti, ibadet isteği şekline çevirir. Çünkü devamlı ibadet bıkkınlık verir ve kalb ona takılmış olur. Bu istirahat, o kuvveti geri alır. Hazreti Ali (radıyallahü anh) buyurur: «Kalblerin bir yolla rahat ettirilmesi, kalbin o hususta kör olmasını sağlar». Peygamber Efendimizin (sallâllahü aleyhi ve sellem) bazı zamanlan olurdu ki, o mükâşefe esnasında, o kadar çok vâri dat zuhur ederdi ki, bedeni dayanamazdı, elini Hazreti Âişe’ye dokundurur ve «Benimle konuş yâ Âişe», buyururdu. Kendine kuvvet vermesini isterdi. Böylece rûhen dinlenmiş olur, takati yerine gelirdi. Sonra o işin (vâridatınl hasreti kendini kaplar, «Bizi ferahlandır yâ Bilâl», derdi. Namaza kalkardı. Bazan beynine güzel koku ile kuvvet verirdi. Bunun için buyurdu: «Bu dünyada bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, kadınlar ve namaz» i1). Fakat namazı hassaten buyurdu: «Gözümün nuru namazdır». Güzel koku ve kadınlar bedenin rahatı içindir. Bundan da maksat namaz için kuvvet elde etmektir. Bu sûretle, Gözümün nuru namazdır’m mânâsı meydana çıkar.
Bunun için Peygamber Efendimiz (sallâllahü aleyhi ve sellem) dünya malının hepsinden men eyledi. Hazreti Ömer (radıyallahü anh) dedi ki: «Pekiyi, dünyadan ne alalım?». Buyurdu ki: «Zikreden dil, şükreden kalb, temiz bir hanım». Hanımı, şükür ve zikirle beraber buyurdu.
DÖRDÜNCÜ FAYDA: Kadın evi düzeltir, gelene gidene hizmet eder, yemek pişirir ve çamaşır yıkar. Erkek bunlarla meşgul olursa, ilim ve ibadetten geri kalır. Bunun için din yolunda kendisine iyi bir arkadaş olur. Bu sebeple Ebû Süleymanı Dârâni buyurdu: «İyi kadın dünyadan değil, âhirettendir». Yâni âhiretle meşgul olman için seni birçok işlerden kurtarır. Hazreti Ömer (radıyallahü anh) buyurur ki: «İmandan sonra, iyi bir kadından daha büyük nimet yoktur».
BEŞİNCİ FAYDA: Kadınların huylarına ve onların ihtiyaçlarını te’mine sabreylemek, din işlerinde onlara dikkat etmektir. Bu da
mücâhedesiz tamam olmaz. Bu mücâhede, en üstün ibadetlerdendir. Hadisi şerifte «Çoluk çocuğuna verilen nafaka, sadakadan üstündür» (2) buyuruldu. Büyükler demişlerdir: «Çocukları ve hanı
mı için helâl kazanmak, abdallerin, Allah adamlarının işidir». Abdullah ibn Mübârek büyüklerle cihadda idi. Sordu: «Bizim içinde bulunduğumuz bu işten (cihaddanl daha faziletli bir iş var mıdır?». «Bundan daha faziletli hiçbir şey bilmiyoruz» dediler. İbn Mübârek buyurdu: «Ben biliyorum. Bir kimsenin çoluk çocuğu olsa, onlara iyi baksa, gece uyanınca, üstlerini açılmış görse ve üzerlerini örtse, bu işi cihaddan daha üstündür». Bişri Hafi buyurdu ki: «Ahmed ibn Hanbel’de üç fazilet var ki, bende yoktur: Onlardan bir tanesi, o kendi ve çoluk çocuğu için helâli gözetir, bense, yalnız kendim için dikkat ederim». Hadisi şerifte, «Günahlardan bir günah vardır ki, ailesinden çektiği sıkıntıdan başka bir şey ona kefâ ret olmaz», buyuruldu (3). Büyüklerden birinin hanımı ölmüştü. Ne kâdar evlenmeye zorladılarsa da, kabul etmedi. Buyurdu: «Yalnızlıkta kalbimi daha huzurda ve emniyette buluyorum». Bir gece rüyada gördü ki, göklerin kapılan açılmış, insanlar biribiri arkasından inip havada yürüyorlardı. Yanma yaklaştıklarında içlerinden biri, «Bu, o uğursuz adam mıdır?», İkincisi, «Evet», dediler. Onların heybetinden, sebebini sormaktan korktu. En arkada bir çocuk vardı. O çocuğa, «Bunlar kime uğursuz diyorlar», diye sordu. Çocuk cevabında dedi ki: «Sana diyorlar. Çünkü, bundan önce senin ibadetlerin, mücahidlerin amellerinden olup, göklere çıkarılıyordu. Şimdi, bir hafta oluyor ki, seni mücahidler grubundan çıkardılar. Ne yapacağını ben bilmem». Uykudan uyanınca mücahidlerden olmak için derhal evlendi. Evlenmenin faydalan bunlardır. Bu yüzden evlenmeye itibar edilmelidir.