Bir de gece namazına kalkmak isteyene, şeytanın kurduğu tuzağı bakın nasıl anlatır:
“- Biriniz (gece) uyuyunca Şeytan onun boyun köküne üç düğüm düğümler. Her düğüm (yerine): “Senin için uzun bir gece vardır, rahat uyu!” (diyerek eliyle) vurur. O kimse gece kalkıp Allah’ı anarsa, bir düğüm çözülür. Abdest alırsa bir düğüm daha çözülür. Namaz da kılarsa Şeytanın düğümlerinin hepsi çözülür. Artık o Teheccüd (gece namazı) sahibi, düğümü çözük, gönlü hoş ve neşeyle sabahı eder. Fakat Allah’ı anmaz, abdest alıp namaz kılmazsa, gönlü kirli ve uyuşuk halde sabahlar.”
Burada, şeytanın insanın üzerine çöktürdüğü gaflet, tembellik ve uykuyu sevdirme tuzaklarını, Efendimizin boyun köküne atılan üç düğüm olarak tasviri ne kadar da manalı… Yani sanki diyor ki:
“Şeytan her insanı, gaflet, tembellik ve uykuyu sevdirme bağları ile sıkıca bağlar. Ve o insanı Allah’ı anmaktan, abdest ve gece namazından böylece alıkoyar.” Peygamber Efendimiz bu hakikati böyle güzel bir temsil ile akla yaklaştırıyor ve insanların anlayacağı bir şekle getiriyor….
