Şeriata Uymak Saadet Yoludur

By | 24 Temmuz 2014

namaz-kildiran-seccade

Şeriata Uymak Saadet YoludurŞeriata Uymak Saadet Yoludur
Allahü Teâlâ’yı tanımayı anlatmak uzundur. Bu kitaba sığmaz. Bu tanımanın tamamını aramaya teşvik ve tenbih için bu kadarı yetişir. Saadetin tamamı, bu marifetten insanın alabildiği kadar almasıdır. İnsanın saadeti, Allahü Teâlâ’yı tanımakta ve ona kulluk ve ibadet eylemektedir. Mârifetin, yâni Allahü Teâlâ’yı tanımanın, saadeti ebedi olmasının sebebi daha önce anlatıldı. Kulluk ve ibadet etmenin insanın saadetine sebep olması şöyledir: İnsan ölünce, Allahü Teâlâ ile olacaktır. «Dönüş O’na doğrudur» t1). Bir kimse, bir kimse ile devamlı kalacaksa, onun rahat ve saadeti o kimseyi sevmesindedir. Onu ne kadar çok severse, o kadar mes’ûd olur. Zira sevdiğini görmesiyle lezzet ve rahatı artar.
Marifet ve çok zikir olmaksızın Allah sevgisi kalbde galib olmaz. Herkes sevdiğini çok zikir eder, çok anar.  Şeriata Uymak Saadet Yoludur Onu ne kadar çok zikrederse o kadar çok sever. Bunun için Davud aleyhisselâma vahiy geldi: «Senin çâren Benim, esâs işin Benimledir. Bir ân Benim zikrimden gafil olma.»
Zikrin kalbi istilâsı, ibadete devamla olur. İbadet zevkini o zaman bulur. İşte bu zaman arzu ve şehvet bağları kalbden kopar. Arzu bağlarının kalbden kopması, mâsiyetten, günahtan el çekmekle olur. O hâlde günahlardan sakınmak, kalbin rahatlığına sebep olur. Saadetin tohumu da budur. Buna «felâh Ikurtuluşl denir. Hu susan Allahü Teâlâ buyurur: «Muhakkak ki, kendini temizleyen ve Rabbinin ismini anan kurtuldu» (2).
Bütün ameller ibadet olmaya lâyık değildir. Bazıları lâyık, bazıları değildir. Bütün isteklerden el çekmek de mümkün değildir. Zaten bütün arzu ve isteklerden el çekmek doğru da değil. Zira yemek yemezse ölür, cima’ etmezse nesli kesilir. O hâlde bazı arzulan bulundurmamak, bazılannı yapmak lâzım olup, birini diğerinden ayıracak sının da bilmek lâzımdır. Bu sınır, iki şıktan biridir: Ya insan aklı, isteği ve gayreti tarafını tutar ve kendi görüşünü tercih eder, yahut da bir başkasına uyar. Şeriata Uymak Saadet Yoludur İhtiyar ve gayreti ile iş yapması mümkün olmaz. Çünkü, onda galib olan arzular daima doğru yolu ona gizler. İstediği şeyi doğru imiş gibi ona gösterir. O hâlde tercih dizgininin onun elinde değil, bir başkasının elinde olması icabeder. Herkes, halkın en doğru görüşlüsü olmaya lâyık değildir. Görüşleri en doğru olanlar, peygamberlerdir (salâvatul lahi aleyhim ecmâin).
Demek ki, şeriata uymak, hudut ve ahkâmını gözetmek, saadet yolunun anahtarıdır. Ve kulluk da bu demektir. Kendi tasarrufuyla. şeriatın hududunu aşan helâk olur. Bunun için Allahü Teâlâ buyurdu: «Her kim Allahü Teâlâ’nm gösterdiği ölçü ve hududu aşarsa kendine zulmetmiş olur» i1).