Hz. Fatıma’nın Düğün Yemeği

HZ. ALİ, FATIMA’YA MEHİR İÇİN iki devesini verecek ve vermeden önce de develerle izhir otu toplayıp satacaktı. İzhir otu güzel kokulu bir ottu. Asırları kokusuyla kuşatacak bir evliliğin ilk başında güzel kokulu bu otu toplayıp, satıp mehrini verecekti Hz. Ali. Lâkin olmamıştı. Develer ölmüştü. Hz. Ali’nin evlilik için mehir hayalleri de başka şekilde gerçekleşmişti. Develerin… Read More »

Dört Mezhebe Göre Vedia – 3

– Vediayı sahibi ne zaman isterse -imkan dahilinde oldukça- koruyanın iade etmesi gerekir. Aksi halde bedelini ödemesi (tazmin) gerekir. Sahibi vediayı isteğinde, koruyan “sen bana vedia vermedin” deyip, sonra da “kayboldu” dese mal emanet olmaktan çıktığı için tazmin etmesi (ödemesi) gerekir. Ama eğer “vedianın benim yanımda bir değer ifade etmez” dese, sonradan “kayboldu” dese sözü… Read More »

Dört Mezhebe Göre Cemaatle Namaz – 7

– İmama uyan kimse özürsüz de olsa imamından ayrılmaya niyet etse, Şafiî mezhebinde tercih edilen görüşe göre namazı batıl olmaz. Ahmed b. Hanbel de böyle demiştir. Malikî ve Hanefî’de ise bu durumda namaz bozulur. – Mezhep imamları saflar arasında yol ve nehir bulunmayacak şekilde safların bitişik olması durumunda imama uymanın sahih olduğunda ittifak etmişlerdir. İmamla… Read More »

Evlilik Zırhı

HZ. ALİ BABADAN KIZINI, göz nurunu hâl dili ile istemişti. O da can dostuna, bu peygamber gülünü vermeyi uygun bulmuştu. Baba, olabilecek bir evlilikte damadın mehir parasını sordu. Hz. Ali’nin aklına hemen develeri geldi. Bedir’de kendisine ganimet olarak düşen iki deve… Onlardan söz etti Allah Resulüne. Peygamberimiz bu teklifi de uygun buldu. Heyecanla dalgalandı Hz.… Read More »

Dört Mezhebe Göre Cemaatle Namaz – 4

– Cemaatle birinci rekât bittikten sonra yetişen kimse imamla kılmaya başladığı rekâtı namazın başı imiş gibi kabul eder. Bu hem gerçekten, hem de hüküm bakımındandır. Geri kalanını (yetişemediğini) sonra iade eder (tamamlar). Bu İmam Şafiî’ye göredir. Ebu Hanife’ye göre bu durumdaki kimse imamla kılmaya başladığını tahiyyat (oturma) bakımından namazın ilk başları gibi kıraat (okuma) bakımından… Read More »

Dört Mezhebe Göre Vedia

– Vedia teşvik edilmiş ibadetlerdendir.Vedia olarak bırakılan eşyayı korumakta sevap vardır. Böyle olan eşya bırakılan kişinin kusurundan kaynaklanmadıkça, telef olması halinde, yanına bırakılan kişi tarafından ödenmesi gerekmez. Telef olmak ve geri verilmek hususlarında yeminle birlikte vedianın bırakıldığı kişinin sözü kabul edilir. Bu hususlarda mezhep imamları ittifak etmişlerdir. – Vedia olarak bırakılan eşyayı belgeye dayalı olarak… Read More »

Peygamber Efendimiz Seven Bir Babaydı

  SEVGİYİ SÖZCÜKLER TANIMLAR. Yürekler sözcüklerin ellerinden tutup başkasına kaçar. Duygu denen gizemli dünya, sözle yol bulup dışarı akar. Çocuklara sorarız “ Beni ne kadar seviyorsun?” diye. Minik dünyasındaki sevgiyi kelimelerle ifade etmesini umarız. Bulamaz çocuk çoğu kez, duygularını dillendirecek sözcükleri. “Çok” der, bazen de küçük kollarını açabildiği kadar açarak anlatır sevgisinin büyülü büyüklüğünü. Onun,… Read More »

Dört Mezhebe Göre Cemaatle Namaz

– Mezhep imamları cemaatle namaz kılmanın meşru olduğunda ve onu insanlar arasında açıkça yapmanın vacip olduğunda ittifak etmişlerdir. Bir memleketteki bütün müslümanlar cemaatle namazı kılmaktan çekinseler (terk etseler) onlara (bu sebeple) savaş açılır. – Mezhep imamları cemaati oluşturan sayının bir imam, bir de onun sağına durmuş cemaat olmak üzere iki kişi olduğunda ittifak etmişlerdir. Ahmed… Read More »

Dört Mezhebe Göre İkrar – 7

– Bir kimse (mesela) cumartesi gün yüz, Pazar gün de yüz dirhem borcu olduğunu ikrar etse; Malik, Şafiî, Ahmed b. Hanbel, Muhammed ve Ebu Yusuf a göre bu ikrarlar aynı mekanda veya ayrı ayrı mekanlarda söylenmesinde fark olmaksızın bu kimsenin ikrardan dolayı sadece yüz dirhem borcu olması gerekir. Ebu Hanife’ye göre bu ikrarlar aynı mekanda… Read More »

Peygamber Efendimizin Kızı Ağlarken

GÜNEŞ, MEKKE’NİN kalbine düşmüştü o gün. Yanıyordu Mekke. Çöl sıcağı kavuruyordu ruhları. Vicdanlara vurmuştu çölün sıcağı alev alev… Peygamberimiz, Allah’ı (c.c.) anlatıyordu çevresindeki insanlara. Anlattıkça hakaretin boyutu artıyordu onun için. Peygamberimiz yine de devam ediyordu. Hakaretler daha da artıyordu. Rahmet Peygamberi diyordu: “Ey insanlar! Allah’tan başka ilah olmadığını kabul edin de kurtulun.” Karşılık hemen geliyordu… Read More »