Allah şanını ve bağlılarını artırsın O şöyle buyurur:
“Dul kadın, kendisininin onayı alınmadan evlendirilemez. (Zira dul kadın kendisi için velîsinden daha çok yetkilidir.)
Bakire de kendisininirı izni alınmadan evlendirilemez.
Sahâbîler sordular:
– Ya Resûlallah! Bâkirenin izni nasıldır?
– (Utanır da açık bir beyanda bulunmazsa) Susması izin vermesi anlamındadır.
İslâmî ölçülere göre kız olsun dul olsun hiçbir kadın istemediği bir evliliğe zorlanamaz.
Peygamberimiz bu hususta sözlü uyarılarda bulunmakla yetinmez, fiilî örnekler de verirdi.
O, akrabasının ve yakın dostlarının kadınlarından birini evlendireceği zaman, onun yanına gelir ve ona şöyle buyururdu:
– Ey kızcağızım! Filanca kişi seninle evlenmek istiyor. Onu istemiyorsan, “Hayır” de. Zira hiçbir kişi “hayır” demekten sıkılmaz. Eğer istiyorsan sükût etmen/sessiz kalman bile arzuladığını gösterir.
-Salât ve Selâm üzerine olsun- O, kızı Hz. Fatıma’nın onayını da bu yöntemle alarak onu Hz. Ali ile evlendirmiştir.
Yetişkin kız çocuğunun veya dul kadının istemediği kişi ile evlen- dirilememesi, onların istediğinin onaylanmasını da gerektirmez. Velî, damat adayının îmanî ve ahlâkî durumuna ağırlık vermeli, fiziki tercihini bütünüyle evlenecek kadına bırakmalıdır.


