Öğrenci Cevaplarının Yönetimi
Hoca, her samimi cevabı yanlış bile olsa, anlayışla karşılamak, davranış ve bilgi noksanlığı kusur sayılmamalıdır.Hoca, sınıfta söz alan çocuğu dinlemeli ve ona yönelmelidir.Doğru cevaplar takdir ve tasvip görmelidir. Yani doğru cevap verildiğinde hoca, çeşitli tavır ve ifadelerle beğendiğini belli etmelidir.Yanlış cevap veren çocuk, arkadaşlarının önünde utandırılmamalıdır. Aksi halde çocuk, diğer sorulan cevaplandırmak istemez.
Öğrenci Sorularının Yönetimi
Çocuklar, derste öğrenme gayesiyle soru sormaya teşvik edilmelidir. Onları “Hatalı soru sorarsam ne olur, yanlış cevap verirsem ne yaparım” demekten kurtarmalıyız. Şüphesiz bunda aileler de rol almalıdır. Çünkü soru sormak, cevap vermek zihni bir faaliyettir, bir iştir. Bunu sağlamak için en uygun yol, soru sormayı iyi karşılamak ve onları konuşturmaktır. Öte yandan sınıfta yumuşak ve samimi bir hava estirmek de önem taşır. Zira sert ve kaba hocaların dersinde çocuklar, çoğu zaman korktukları, çekindikleri, heyecanlandıkları için soru sormak istemezler.
Hoca Bildiğine Cevap Vermeli
Hoca, her şeyi bilen değil; aksine iyi niyetle bildiğini öğretmeye, bilmediğini de öğrenmeye çalışan insandır. O, her şeyi bilemez, herkes gibi onun da bilmediği vardır. O, çocuklar tarafından sorulan bütün sorulara gereken önemi verir, cevaplandırmaya çalışır. Fakat o, öncelikle ilimde tevazuu ve yeri geldiğinde bilmiyorum demesini öğrenmelidir.Hoca bilmiyorum, hatırlayamıyorum sözünü yeri geldiğinde o kadar çok kullanmalı ki, bu söz, çocuklarına miras kalmalıdır. Nitekim Hazreti Peygamber bile, Uzeyr ve Zülkarneyn’in nebi olup olmadıklarını bilmediğini ifade etmişler ve Cebaril (a.s.) gelinceye kadar “bilemem, cevap veremem.” karşılığını vermişlerdir.
