Ebu Hureyre (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir:
“Bir adam, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Bana (yapabileceğim bir şeyi) tavsiye et’ dedi. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Öfkelenme’ buyurdu. Bu kişi, sorusunu birkaç defa tekrarladı. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’de (her defasında):
– ‘Öfkelenme’ buyurdu.”
(Buhârî, Edeb 76; Muvatta’, Husnu’l-Hulk 11; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/613)
Ebu Hureyre (radıyallâhu anh)’dan rivayet edilmiştir:
“Bir adam, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e gelip ona:
– ‘Bana kısa özlü öyle bir şey öğret ki, onu aklımda tutabileyim’ dedi.
Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Öfkelenme’ buyurdu.
Adam sorusunu birkaç defa tekrarladı. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) (her defasında):
– ‘Öfkelenme’ buyurdu.”
(Tirmizî, Birr 73 (2020)
Ebu Vâil (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edildiğine göre Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Doğrusu öfke, şeytandandır. Şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş ancak suyla söndürülür. Buna göre sizden birisi öfkelendiği zaman abdest alsın.”
(Ebu Dâvud, Edeb (4784)
Ebu Zerr (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir:
“Rasulullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem), bize:
– ‘Sizden birisi ayaktayken öfkelenecek olursa derhal otursun. Eğer (oturduğunda öfkesi) gidecek olursa (mesele yok. Ama) eğer (öfkesi) gitmezse o zaman (yere) yatsın’ buyurdu.”
(Ebu Dâvud, Edeb (4782); Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/182)
Süleyman b. Surad (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edilmiştir:
“Biz, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in yanında oturduğumuz sırada iki kişi birbirine hakaret edip kötü söz söyledi. Bunlardan biri, öfkeli bir vaziyette diğerine kötü söz söylüyordu. (Öyle ki öfkesinden) yüzü kızardı. Bunun üzerine Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem):
– ‘Doğrusu ben öyle bir söz biliyorum ki, eğer bir kimse bu sözü söylerse duyduğu öfke ondan çekip gider. Eğer: “Eûzu billâhi mine’ş-şeytâni’rracîm” derse duymuş olduğu öfke kendisinden çekip gider’ buyurdu.
Bunun üzerine bir adam, (öfkesinden yüzü kızaran) kimsenin yanma gidip ona:
– ‘Allah’ın rahmetinden kovulmuş şeytandan Allah’a sığın’ dedi. Adam:
– ‘Doğrusu benim için böyle bir durum söz konusu mudur yada ben de bir delilik var mıdır? (Yanımdan uzaklaş) git’ dedi.”
(Buhârî, Bed’u’l-Halk 11, Edeb 76; Müslim, Birr 109 (2610); Ebu Dâvud, Edeb (4781); Nesâî, Amelu’l-Yevm ve’l-Leyl, (392, 393); Ahmed b. Hanbel, Müsned, 6/394)
