• Nikâh sözleşmesinin şartlan oluşunca -ki bunlar a) dürüst bir velînin bulunması, b) dürüst şahitlerin bulunması, c) denklik ve
d) dinden çıkma ve iddet bekleme gibi engellerin bulunmamasıdır- kadın zor altında değilse evlenmek isteyen erkek nikâh yapmak için ondan izin ister. İzin isteme, kadın dul veya babası olmayan bakire kız olduğu zaman söz konusudur.
• Koca, evleneceği kadına ödeyeceği mehrin niteliğini ve miktarını belirler. Sonra onu ailesinden ister ve istiğfâr eder. Kızın velisinin de istiğfâr etmesini ister. Ancak bu istiğfâr müstehabdır.
• Sonra velîden şunları söylemesini ister: “Kızım -veya kız kardeşim- falancayı anlaşmış olduğumuz mehir karşılığında seninle evlendirdim.”
• Kendisi de “Bu nikâhı kabul ettim” der.
• Nikâh sözleşmesi, Arapçayı konuşabilenler için Arapçadan başka bir dille yapılamaz. Arapçayı konuşamayan kişi ise sözleşmeyi ana diliyle yapar.
Arapçayı bilmeyen kişinin nikâh sözleşmesi yapmak için Arapçayı öğrenmesinin gerekip gerekmeyeceği konusunda iki görüş vardır.
Nikâhta, Abdullah b. Mes‘ûd’un (r.a.) nikâh hutbesini okumak müstehabdır. Çünkü nakledildiğine göre, Ahmed b. Hanbel (rh.a.) bir nikâh görüp Abdullah b. Mes’ûd’un hutbesini duymadığında o nikâha katılmayıp oradan ayrılırdı. Bu hutbe şöyledir : Ebû Ubeyde, Abdullah b. Mes’ûd’dan şöyle nakletmiştir: Allâh Rasûlü nikâh hutbesini bize şöyle öğretti:
“Hamd Allâh’a aittir. Onu hamd eder, O’ndan yardım diler ve affını is teriz. Nefslerimizin şerrinden ve kötü davranışlanmızdan Allâh’a sığım nz. Allâh her kimi doğnı yola iletirse onu saptıracak yoktur. Kimi de yan lış yolunda kendi haline bırakırsa ona da yol gösterecek yoktur. Tanık lık ederim ki Allâh’tan başka tann yoktur. Tanıklık ederim ki Muhammcd onun kulu ve elçisidir.
Ey insanlar! Sizi bir tek nefsten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve iki sinden birçok erkekler ve kadınlar türetip yayan Rabbinizden sakının. Adı m anarak birbirinize dilekte bulunduğunuz Allâh’tan ve akrabalık haklarina gözetmemekten kaçının.
Ey iman edenler! Allâh’tan şanına yaraşır şekilde korkun ve birer Müslüman olarak can verin.
Ey iman edenler! Allâh’tan korkun ve doğru söz söyleyin. (Böyle davranırsanız) Allâh işlerinizi yoluna koyar ve günahlannızı bağışlar. Kim Allâh ve Rasûlü’ne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.”
Bunlara şu âyeti eklemesi de güzel olur:
“İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyelerden de evlenmeye müsait durumda bulunanları evlendirin. Evliliğe hazırlananlar eğer yoksul iseler bilsinler ki Allâh (evlilik vesilesiyle) lütfedip ihtiyaçlanm giderir. Allâh rnü’minlere karşı çok lütufkâr olduğu gibi onların ihtiyaçlarını ve lutfuna lâyık olanları da çok iyi bilir. Dilediğine hesapsız rızık verir.”
Bundan başka şu hutbeyi de okuyabilir. Örneğin şöyle der:
“Yegâne nimet veren ve lütfunda son derece cömert olan Allâh’a hamd olsun. O ki semâsında tecellî etmiştir ve yücelikte tektir. Onu niteleyenler sıfatlannı lâyıkıyla sayamazlar. Çünkü o Allâh’tır, yegâne ilâhtır; ‘bütün varlıkların muhtaç olduğu ve kimseye muhtaç olmayan’ (Samed) ve ibadet edilendir. Ona benzeyen hiçbir şey yoktur. O işiten ve görendir. Affedici olan Allâh ne yücedir. Muhammed’i hak peygamber olarak göndermiş, onu insanlığın içinden seçip çıkarmış ve bütün musibetlerden uzak tutmuştur. O da panldayan bir kandil, aydınlatan bir ışık ve pırıl pınl bir burhân olarak vasıtasıyla gönderilen haberi insanlara iletmiştir. Allâh ona ve onun bütün soyuna salât ü selâm eylesin.”
Devamla şöyle der:
“Bütün bu işler Allâh’ın elindedir. Onları yollarında evirip çevirir, hakikatleri neyse o yolda yürütür. Onun sonraya bıraktığını öne alacak, öne aldığını sonraya bırakacak hiçbir varlık yoktur. İki kişi kaza ve kader olmadan birleşmez. Her kaderin gerçekleşeceği bir zaman; her gerçekleşme zamaninin da yazıldığı bir kitap vardır. Allâh, dilediğini siler, dilediğini değiştirmeden bırakır. Levh-i Mahfûz O’nun katindadır.
Şu da Allâh’m kaza ve kaderindendir ki falanca oğlu filanca, kerimeniz falanca kızı filanca ile evlenmek istiyor. Kızınıza evlenme teklif etmek için geldi ve şu kadar mehir önerdi. Kızınızla evlenmek isteyen bu gencin nikâhını kıyın. Çünkü Allâh ‘İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyelerden de evlenmeye müsait durumda bulunanları evlendirin. Evliliğe hazırlananlar eğeryoksul iseler bilsinler ki Allâh (evlilik vesilesiyle) lütfedip ihtiyaçlarını giderir. Allâh mü’minlere karşı çok lütufkâr olduğu gibi onların ihtiyaçlarını ve lütfuna lâyık olanları da çok iyi bilir. ’ buyuruyor.
• Hutbeyi bitirince, evlilik sözleşmesini yapar.
