Nikâhın lügat mânâsı, “birleşmek, bir araya gelmek” demektir.
Nikâh’m şer’î mânâsı ise, cinsî münasebeti meşrû kılmak için yapılan bir akittir, bir sözleşmedir.
Nikâh daha geniş mânâsıyla, erkek ve kadının birbirinden faydalanma hakkına sahip olmaları, evlenip hayat ortaklığı kurmalarıdır.
dilmiştir. Böyle bir evlilik, sahih ve gerçek evlilik olarak kabul edilmez. Nikâhsız beraberlikten meydana gelen çocuk, gayr-i meşrû ve zina mahsulü addedilir.
Nikâh, aslında Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetidir. Bu hususla ilgili bazı hadis-i şeriflere bakalım. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
“Dört şey peygamberlerin sünnetlerindendir: Hayâ, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek.” (Tirmizî, Nikâh:l)
“Evlenmek benim sünnetimdendir. Kim benim bu sünnetimle amel etmezse, benim yolumda olmamış olur. Evleniniz; çünkü, ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar ederim. Kimin evlenme hazırlığı varsa evlensin. Eğer bulamamışsa oruç tutsun; çünkü oruç şehveti kırar.” (İbn-i Mâce, Nikâh:!)
“Nikâhı alenî yapın (herkes duysun). (Fakat) kız isteyişlerinizi gizli tutun (olmama durumunda taraflar rahatsız olmasın.)”
Evlenme sıfatı herkesin durumuna göre değişebilmektedir. Şöyle ki:
- Zinaya düşme tehlikesi bulunan ve ancak evlenmekle bundan korunabilecek olan kimsenin evlenmesi farzdır.
- Cinsî tatmine şiddetle arzulu olan, aynı zamanda evlilik hukukuna riayet edebilecek müsâid kimseler için evlenmek vâciptir.
- Cinsî arzusu orta halde olan ve evlilik hukukunu korumaya muktedir kimselerin -sünnete uymak için- evlenmeleri, sünnet-i müekkededir.
- Orta haldeki kimsenin, sırf cinsî tatmin için evlenmesi mübahtır.
- Evlilik hukukunu koruyamayacağı muhtemel olan kimsenin evlenmesi, tahrimen mekruhtur.
- Evlilik haklarını muhafaza edemeyeceği ve eşine cevr-ü cefa edeceği kesin olan kimsenin evlenmesi ise, haramdır. (Yusuf Özcan, Gençlik ve Evlilik s.359)
