Hz. Peygamber’in hanımı Ümmü Seleme radıyallâhu anhâ şöyle demiştir: “Ben, Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyururken işittim: “Başına musibet gelen hiçbir müslüman yoktur ki: “Muhakkak ki biz Allah’tan geldik ve dönüşümüz muhakkak yine Allah’adır. Allah’ım! Başıma gelen musibet nedeniyle bana ecir ver ve bana daha hayırlısını bağışla.” desin de Allah ona mutlaka musibetinden dolayı ecir vermesin ve kaybettiğinden daha hayırlısını ona ihsan etmesin.”
Açıklama: Hadiste musibet anında okunması bildirilen dua, Bakara suresinin 151. ayetinden bir bölümdür. Ayetin tam meali şu şekildedir: “Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. ” Hadiste hayata ve ölüme dair büyük bir hakikat dile getirilmekte olup, o da şudur:
Canlanınız ve sahip olduğumuz her şey Allah’a aittir ve bir gün kaçınılmaz olarak gerçek sahibine dönecektir. Ele geçenle sevinip şımarmamak ve elden çıkıp kaybedilenden dolayı da hayıflanıp üzülmemek, bu hakikatte imanın bir gereğidir. Zira bu hakikate iman, kaza ve kadere imanın ta kendisidir.
Hadis ve ayet, dikkatlice okunduğunda, dolaylı olarak, musibet anında “istirca” adı verilen bu duayı okumayı tavsiye ve emrettiği görülmektedir. Zira musibet anında inanarak ve içten gelerek bu sözleri söylemek, Allah’ın azametine, varlık üzerindeki kudret ve tasarrufuna iman ve teslimiyetin aşikâr surette itirafıdır.
Bu itiraf, kulluktaki samimiyet ve ihlâsın göstergesidir. Bunun yanı sıra musibete kula sağladığı dünyevî (elden çıkandan daha iyisinin kazanılması) ve uhrevî (sevap kazandırması) faydaları bakımından da son derece önemlidir. Unutulmamalıdır ki, bizlerin sahibi, biz değil; yüce Allah’tır. Bize emanet verdiği canlarımızı, bir gün geri alacaktır. O gün geldiğinde bunu engellemeye ne hakkımız vardır, ne de gücümüz yetecektir.
