Mihrimah Sultan Ve Zübeyde Hanım

By | 1 Ağustos 2019

Mekke’nin dışına çıkan gruplar hac güzergâhını dolaşırken uzayıp giden yolun kenarında ucu bucağı belli olmayan bir duvar görürler. Aslında bu bir duvar değil bir su kemeridir. Hem de öyle 3-5 km değil tam 60 km uzunluğundadır. Tarihten bu yana gelen adı ile Ayn-ı Zübeyde (Zübeyde Suyu) olarak adlandırılmaktadır. Vadi-i Numan’dan aldığı suyu Arafat’a taşımakta ve o coğrafyada altın kadar değerli olan suyu insanların hizmetine sunmaktadır.
Bu kemerleri önce Abbasî Halifesi Harun Reşid’in hanımı Zübeyde Hanım yaptırmış, aradan geçen yüzyıllar içinde tamamen yıpranmış ve kullanılamaz hale gelmesi üzerine devrin padişahı Kanunî Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan yeniden inşa ettirmiştir. Hatta bu inşa sırasında kemerleri Arafat’tan Mekke’ye kadar da uzattıracaktır. Önce 50 bin altın göndermiş, yetmeyince ikinci bir 50 bin altın ile takviye etmiştir.Yıllar önce Mihrimah Sultan’ın  Mekke’deki bu hayırseverliklerini öğrenince çok etkilenmiştik. Zaten ona ait başta İstanbul olmak üzere nice hayır eserini yakından tanımaktaydık.

O günlerde doğan ikinci kızımıza Mihrimah adını verdik. Mukaddes Topraklara bir gelişimde, grubumla gezerken otobüsümüzün camından bu su kemerleri göründü. Ben de, “Abbasî Halifesi Harun Reşid’in hanımı Zübeyde Hanım yaptırdı, yüzyıllar sonra Mihrimah Sultan tamir ettirdi, biz de kızımıza adını verdik,” deyince gruptan bir hanımefendi söz istedi, “1960’larda dedem hacca gelmiş, bu su kemerlerini görüp merak edip sormuş. Harun Reşid’in hanımı Zübeyde Hanım yaptırdı denilince, ‘Bundan böyle dünyaya gelecek ilk kız torunuma Zübeyde adını vereceğim,’ demiş. Ben doğmuşum benim adım Zübeyde,” dedi.