Mevlid Gecesi

By | 7 Nisan 2015

mevlid-gecesi    Bu geceye ‘Mevlid (Doğum) Gecesi’ denilmesinin sebebi bu gecede iki cihan serveri Peygamber Efendimiz’in (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) dünyaya gelmesidir. Miladi 20 Nisan 571 yılında Rebiulevvel ayının on ikinci gecesi Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) Hazreti Amine’den dünyaya gelmiştir. Risaleyi Kudsiyye’de Büyük Şeyh Efendi İsmet Garibullah (Kuddise Sirruhü) “Ne mümkün vasf olunmak ol Habîbi, Ona vassaf hemen Allah garibi” (Allahü Teâlâ’nın (Celle Celâlühü) habibi olan Mu- hammed Mustafa’yı (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) vasf etmek, tarif etmek, bilmek mümkün değildir. O’nu hakkıyla ancak Allahü Teâlâ (Celle Celâlühü) tarif edebilir.) buyurmaktadır. Allahü Teâlâ (Celle Celâlühü) O’nu tam manasıyla vasıflandırıp methetmiş ve bütün Peygamberlerin bariz vasıflarını onda toplamıştır. Şöyle ki:

Hazreti Âdem’in (Aleyhisselam) yaratılışını, Hazreti Şit’in (Aleyhisselam) marifetini, Hazreti Nuh’un (Aleyhisselam) şecaatini, Hazreti İbrahim’in (Aleyhisselam) dostluğunu, Hazreti İsmail’in (Aleyhisselam) lisanını, Hazreti İshak’ın (Aleyhisselam) rızasını, Hazreti Salih’in (Aleyhisselam) fesahatini, Hazreti Lut’un (Aleyhisselam) hikmetini, Hazreti Yakub’un (Aleyhisselam) müjdesini,  Hazreti Musa’nın (Aleyhisselam) şiddetini, Hazreti Eyyub’un (Aleyhisselam) sabrını, Hazreti Yunus’un(Aleyhisselam) taatini, Hazreti Davud’un (Aleyhisselam) ko- runuşunu, Hazreti İlyas’ın (Aleyhisselam) vakarını, Hazreti Yuşa’nın (Aleyhisselam) cihadını, Hazreti Yahya’nın (Aleyhisselam) ismetini, Hazreti İsa’nın (Aleyhisselam) zühdünü ve diğer bütün peygamberlerin faziletini O’na ihsan etmiştir.
Örnek vasıflarını saymakla bitiremediğimiz Peygamber Efendimiz’in (Sallallâhü aleyhi ve Sellem) doğumuna tesadüf eden bu geceyi gafletle geçirmemek ve bu gecede O’nun şefaatini talep etmek gerekir. O’nun şefaatini hak edebilmek içinde O’nu kendimize örnek almamız gerekir. Kur’an-ı Kerim’de “Gerçekten Allah’ı (Celle Celâlühü) ve ahiret gününü arzulayan ve Allah’ı (Celle Celâlühü) çok zikredenler için size Allah’ın Resulünde (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) pek güzel bir örnek vardır.” buyrulmaktadır.

Yine bir başka ayet-i kerimede “Allah’a (Celle Celâlühü) ve Peygamberine (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) itaat eden, Allah’tan (Celle Celâlühü) saygı duyarak korkan, emirleri ve yasaklarına muhalefetten sakınanlar (yok mu? Dünya ve ahirette) mutluluğa erecek olanlar ancak onlardır.” buyrularak ahiret saadetinin yolunun Peygamber Efendimiz’e (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) itaatten ve ittibadan geçtiği ifade edilmektedir.
İşte bu mübarek gecede Peygamber Efendimiz’e (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) çokça salat-ü selam getirmeli,O’na zahiren (dış görünüş itibarıyla), batınen (manen), kavlen (konuşma olarak), fiilen (yaşantı olarak), amelen (amel olarak) ve i’tikaden (inanç olarak) ittiba için söz vermeliyiz.