KABE: Yeryüzünün ilk mescidi olan Kâbe, ilk defa Hz. Âdem tarafından yapılmıştır. Nuh Tufanı’nda yıkılan Kabe’yi daha sonra Hz. İbrahim bir kez daha inşa etmiştir. Hz. İbrahim’in inşa ettiği Kâbe, sadece dört duvardan ibaret olup üzerinde dam yoktur. Rivayetlere göre bugüne kadar 9 kere tamir gören Kâbe’yi son kez 1629 yılında IV. Murad Han imar etmiştir.
RÜKN-İ YEMÂNÎ: Kâbe’nin Yemen’e bakan köşesine verilen isimdir. Hz. İbrahim ve Hz. Muhammedin Kâbe’yi tavaf sırasında bu köşede durur ve köşeye dokunarak dua ederlerdi.
HACERÜ’L-ESVED: Cennetten gelen bir taş olup Hz. İbrahim tarafından Ebu Kubeys Tepesi’nde bulunmuştur. Bugün gümüş bir çerçeve ¡cinde 8 parça halinde muhafaza edilen Hacerü’l-Esved, her şavt sonrasında selamlanmaktadır.
MÜLTEZEM: Kâbe’nin kapısı ile Hacerü’l-Esved arasına denir. Peygamber Efendimiz burada yapılan duaların reddedilmeyeceğini beyan etmişlerdir.
ALTINOLUK: Kâbe’nin damında, Hatim Avlusu’nun üzerindeki duvarda bulunur. Kâbe’nin damında biriken suları aşağıya boşaltan bu oluk sık sık yenilenmiştir. Osmanlı padişahları tarafından yenilenen Kâbe oluklarından bir kısmı bugün Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir.
Yeryüzünün ilk mescidi olan Kâbe, ilk defa Hz. Âdem tarafından yapılmıştır. Nuh Tufam’nda yıkılan Kabe’yi daha sonra Hz. İbrahim bir kez daha inşa etmiştir. Hz. İbrahim’in inşa ettiği Kâbe, sadece dört duvardan ibaret olup üzerinde dam yoktur. Rivayetlere göre bugüne kadar 9 kere tamir gören Kâbe’yi son kez 1629 yılında IV. Murad Han imar etmiştir.
HURFE-I MUACCİN: Kabe’nin Irak tarafına bakan kösesi olan Rükn-i Irakî’de bulunan çukura denir. Bugün üzeri kapatılan bu yerde Cebrail(as) Efendimiz’e imam olmuş ve namazın kılınışını tarif etmiştir.
HİCR-İ İSMAİL: Kabe’nin yanında, Altınoluk’un altında kalan ve bir avlu duvarıyla çevrili kısımdır. Kabe’nin tamiratı sırasında, İnşaat malzemesinin azlığı sebebiyle Kabe’nin binasını olduğundan daha küçük yapılmıştır ve dışarıda kalan bu kısmı da bir duvarla çevrilmiştir. Bundan dolayı Hatim olarak da adlandırılan bu kısımda kılınan namazlar Kabe’nin ¡cinde kılınmış olarak kabul edilir. Ayrıca rivayetlere göre Hz. Hâcer ve Hz. İsmail’in kabirleri de buradadır.
MAKAM-İ İBRAHİM: Hz. İbrahim, Kabe’yi İnşa ederken bir taşın üzerine basmış ve mübarek ayak İzleri bu taşın üzerinde kalmıştır. Evliya Celebi’nln Seyahatname’sinde, “Hz. İbrahim’in mübarek ayak parmak İzleri bile görülüyordu,” dediği bu tas, bir muhafaza ¡cinde Rükn-i Yemânî ve Rükn-i Irakî arasında durmaktadır.
ZEMZEM KUYUSU: Kabe’nin kapısının çaprazında bulunan bu kuyu, oğlu Hz. İsmail’e su ararken Allah’ın bir lütfü olarak Hz. Hâcer tarafından bulunmuş olup Peygamberlmiz’in(sas) müjdesiyle kim ne niyetle içerse derdine derman olmaktadır.
MİRAÇ SÜTUNU: Rivayetlere göre, Efendimlz(sai), amcasının kızı Ümmü Hani’nin evinde iken Mirac’a yüksel tllmlştlr. Bu mübarek mekânın yerini İşaretlemek üzere Yavuz Sultan Selim Han tarafından revakların altına gelen bu kısma kırmızı granitten bir sütun yerleştirilmiştir. Bugün bu sütun, Rükn-ı Yemânî’nın karşısına gelen köşenin yakınında, hâlâ aynı yerde durmaktadır.
ABBASÎ REVAKLARİ: Kabe’nin etrafındaki tavaf alanı (metaf) son kez Abbasî Halifesi Mehdi tarafından genişletilmiştir. Bu genişletme sonrasında metafın etrafına yine Mehdi tarafından 3 sıra halinde mermer sütunlu revaklar yaptırılmıştır. Bugün hâlâ tavaf için aynı alan kullanılmakta ulııp revak sütunları da tüm orijinalliğiyle durmaktadır.
OSMANLI KUBBELERİ: Abbasî Halifesi Mehdl’nln yaptırdığı revakların üzerleri düz ahşap çatıydı. Bunların dökülmeye yüz tutması üzerine Osmanlı Padişahı II. Selim’in emri ile bu alan Mimar Sinan’ın gözetiminde soğan kubbelerle kapatılmıştır.
SAFA VE MERVE TEPELERİ: Kabe’nin kapısına bakan cephede uzanan iki ayrı tepe olup Hz. Hâcer annemizin Hz. İsmail’e su bulmak İçin koşması gibi her iki tepe arasında 7 kez gidilip gelinerek sa’y ibadeli gerçekleştirilir.
İBN-İ ERKAM’İN Evi: Safa Tepesi’nln 8 m kadar sağ tarafında bulunan bu gene sahablnln evi, İslam’ın İlk yıllarında Efendlmiz’in yeni Müslümanlarla gizilce buluştuğu bir mekândı. Ebu Zer ve Hz. flitler gibi birçok sahabe burada Müslüman olmuştur.
BÂBÜSSELÂM: Selam kapısı olarak adlandırılan bu kapı, Efendimlz’in Mekke’ye ilk girişlerinde Mescid-i Haram’a girerken kullandıkları kapıdır. Bu kapıdan Mescid-i Haram’a girmek sünnettir.
EFENDIMİZ’İN (SAS) Evi: Hz Hatice ile İzdivacı sonrası Efendimiz’in satın alıp ikamet ettikleri bu ev, Medine’ye isleretleri sonrasında Hz. Ali’nin kardeşi Âkil tarafından satılmıştır. Hz. Muavlye tarafından tekrar satın alınan ve özenle korunan ev, Osmanlılar tarafından da hürmet görmüş Mı mescit olarak muhafaza olunmuştur. Hz. Fâtıma’nın da dünyaya geldiği bu ev bugün oktur. Evin tam yeri Merve Kapısı’nın 20 m kadar İlerisidir.
