Meâriz Nedir?
Büyükler, yalan söylemek icabettiği yerde, sözün mânâsını değiştirerek, doğru söylemeyi tercih etmişlerdir. O kimsenin arzu ettiği şey ne ise, o sözden onu anlar. Buna meârîz denir. Şöyle kk Matraf, bir emirin huzurunda idi. «Niçin bu kadar az geliyorsun?» dediği zaman, «Emirin [sultanini yanından gittiğimden beri, Allahü Teâlâ kuvvet verinceye kadar sırtımı yerden kaldıramadan», dedi. Hasta olduğunu zannetti. Bu söz ise doğru idi. Şâbî’yi birisi gelip arasa, câriyesine, «Kapının yanma bir dâire çiz, ortasında dur ve burada yoktur de, yahut mescidde arayın de», buyururdu. Muâz ibn Cebel (radıyallahü anh) me’muriyetinden dönünce, hanımı, «Bu kadar me’murluk yaptın, zekât topladın, bize ne getirdin?», dedi. «Beni gözeten vardı, bir şey getiremedim», dedi. O, Allahü Teâlâ’yı kastetti, hanımı ise, Ömer’in (radıyallahü anh) onu kontrol eden birisini gönderdiğini sandı. Hanımı, Hazreti Ömer’in (radıyallahü anh) evine gidip kızarak, «Muâz, Resûlullah’m (aleyhisselâm) ve Ebû Bekri’s Sıddîk’ın (radıyallahü anh) yanında emin idi. Siz niçin onun yanında adam buluduruyorsunuz?» dedi. Hazreti Ömer, Muâz’ı (radıyallahü anhümâ) çağırdı ve ne olduğunu sordu. Hâdiseyi anlatınca, Ömer (radıyallahü anh) güldü ve hanımına vermesi için ona bir şeyler verdi. Meâriz Nedir? Bu da ihtiyaç düştüğü zaman söylenir. Lüzum olmayınca söz doğru olsa da insanları yanlış anlamaya sevketmek câiz olmaz.Abdullah ibn Utbe (rahmetullahi aleyh) buyurur: Babamla Ömer ibn Abdülaziz’in yanında idik. Dışarı çıktığımızda üzerimiz, deki güzel kaftanı gören insanlar, «Halifenin kaftanıdır», dediler. «Allahü Teâlâ halifeye çok iyi karşılık versin», dedim. Babam, «Oğlum, sakın yalan söyleme, yalana benzeyen Şeyler de söyleme», dedi. Yâni bu söz yalana yakındır. Fakat az bir fayda için mubah olur. Lâtife etmek ve bir kimsenin gönlünü almak gibi. Nitekim Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurdu: «İhtiyar kadınlar Cennete girmez». «Seni deve yavrusuna bindireyim». «»Kocanın gözünde beyazlık var» 0). Böyle sözde bir zarar varsa, câiz olmaz. Meselâ bir kimseyi kandırarak, filân kadın veya kız seni seviyor deyip» kalbini o kadına bağlamak ve bunun gibi şeyler câiz değildir. Fakat zararı yoksa ve şaka olarak yalan söylese günah derecesine çıkmaz ise de imanı kemâl derecesinden düşürür. Çünkü Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: «Kendisi için beğendiklerini, insanlar için beğenmedikçe ve yalan şakalardan el çekmedikçe, insanın imanı tamam olmaz» (2). Meselâ, bir kimsenin gönlünü almak için «Yüz kere seni aradım ve evine geldim», gibi sözler bu cinsten olup, haram derecesine ulaşmazlar. Çünkü bundan maksadı adet, sayı olmadığını bilir. Ama çok aramamışsa, yalan olur. Bir şeyler ye, gibi âdet olan söz söyleyip, istediği hâlde lüzumu yok demek doğru değildir. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) Hazreti Âişe’nin (radıyallahü anhâ) düğün gecesi kadınlara bir bardak süt verdi. «Lüzum yok», dediler. Buyurdu ki: «Yalanla açlığı birleştirmeyiniz». «Yâ Resûlallah, bu kadarı da yalan olur mu ve yazılır mı?» dediklerinde, «Yalan olan yalan yazılır? (3), buyurdu. Meâriz Nedir? Sald ibn Müseyyeb’in gözü ağrıyordu. Gözünün kenarında bir şey toplanmıştı. «Gözünü temizleşen ne olur?» dediklerinde, «Hekime, elimi gözüme getirmeyeceğim, demiştim. Şimdi getirirsem, yalan söylemiş olurum», dedi. îsâ aleyhisselâm buyuruyor ki: «Büyük günahlardan biri de yalan yere Allah şâhidimdir, demektir. Halbuki, Allah gerçeği biliyor». Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurmuştur ki: «Yalan rüya söyleyene de kıyamette sual vardır» (4). Yine buyurdu ki: «Yalan rüya söyleyen kimseye, kıyamet günü iki kılı birbirine bağlaması teklif edilir, ancak bunlar asla birbirine bağlanmaz».

