Malı Boşa Harcamak

By | 5 Aralık 2014

mali-bosa-harcamakEbu Hureyre (radıyallâhu anh)’dan rivâyet edildiğine göre Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:

“Doğrusu Allah, sizin lehinize üç şeyden razı olur ve sizin lehinize üç şeyi de hoş görmez. Sizin lehinize razı olduğu (üç şey) şudur:

1. Sadece O’na kulluk etmeniz,

2. O’na hiçbir şeyi ortak koşmamanız,

3. Hepinizin Allah’ın ipine toptan sarılmanız ve tefrikaya düşmemeniz.

Sizin lehinize hoş görmediği (üç şeyde) şudur:

1. Boş söz/dedikodu,

2. Çok soru sormak,

3. Malı boşa harcamak.

(Buhârî, Edebü’l-Müfred, (442); Müslim, Akdiye 10 (1715); Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/327, 360, 367)

(Gereksiz ve gayr-ı meşru yerlere harcamak suretiyle ekonomik değerlerin elden çıkarılması da Allah Teâlâ’nın razı olmadığı bir davranıştır. Bu, fert planında böyle olduğu gibi, ümmet planında da böyledir. Elindeki imkânları akıllıca kullanmasını bilmeyen fert ve toplumlar, neticede başkalarına hatta düşmanlarına muhtaç olurlar. Olur-olmaz kişi ve kitlelerden ağır şartlarla kredi almaya, değilse çalıp çırpmaya mecbur kalırlar. Kredi almaya alışan emir almaya da hazır olacağı için, kimlik ve kişiliğini korumakta büyük güçlüklerle karşılaşırlar. Kafa ve kalbini midesinin emrine verenler, siyasal ve kültürel kirlenmeye açık hale gelirler.

Eldeki ekonomik değerleri iyi değerlendirmek, korumak, geliştirmek, gerekli yerlere gerektiği kadar harcamamak da “malın zayi” edilmesi demektir.

Ekonomik değerlerine sahip çıkmayan milletler, sömürgecilerin iştahını kabartırlar. Hele de “mal zayii” ekonomik sistem haline getirilmişse, felaketin boyutları fevkalade büyümüş demektir. Günümüzdeki kapitalist ekonomik sistemin acımasızlığının anlamı budur. İslâm kimliği ve ümmet dirliği, İslâm ülkelerindeki ekonomik değerlerin akıllıca kullanılmasına, düşmanlarına peşkeş çekilmemesine bağlı gözükmektedir. “(Elinizdeki) nimetlere (şer’i şerif doğrultusunda sahip çıkın) şükrederseniz, elbette onları arttırırım. Yok eğer (onların kadrini bilmeyip) küfran-ı nimette bulunursanız, bilesiniz ki azabım çok şiddetlidir.” (İbrahim: 14/7) âyeti bu durumu açıkça ilan ve tesbit etmektedir.)