Enes ibni Malik’ten rivayet edildiğine göre: ‘Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem’in kapıları (ashap tarafından) tırnaklarla çalınırdı.
Açıklama:
Ashab-ı kiramın edebe son derece rivayetlerinden dolayı Peygamberin huzuruna çıkmak istedikleri zaman duyulacak kadar hafif bir sesle parmak uçlarını ve tırnaklarını kullanarak kapıyı çalarlardı. İşitilemeyecek bir durum olduğu zaman, daha fazla, ihtiyaç miktarı bir sesle kapıyı çalmak gerekir. Pat pat şeklinde veya kapılardaki zillere devamlı basarak kapı çalmak edebe aykırıdır. Hem kaba bir harekettir, hem de ev sahibine rahatsızlık vermektir.
Abdulfettah ebu Gudde ‘İslam Edebinden Demetler’ adlı eserinde şöyle der: Bir kardeşinin, arkadaşının ya da herhangi birinin kapısını çalarken, kapıyı hafif bir şekilde ve kibarca çal. Kapıyı vuruşun, kapıyı çalan birinin varlığını hissettirecek kadar olsun. Genelde kaba ve zorba insanların yaptığı gibi, içeridekileri ürkütecek, korkutacak, edep ve terbiye ölçülerini aşacak bir şekilde kaba, sert ve hızlı çalma.
İmam Ahmed ibn-i Hanbel’e dini konularda soru sormak için gelen bir kadın, kapısını biraz hızlıca çalmıştı. İmam kapıyı açmak için gelirken; hoşnutsuzluğunu ifade için; ‘bu kapı çalış şekli, devlet kolluk güçlerinin kapı çalışı gibi,’ diyordu.
Bu şekilde kapıyı hafif ve nazik çalma şekli içerde oturan insanların kapıya yakın oturmaları halinde geçerlidir. Yakın olmayanlar, çalınan kapıya uzak oturanlar için ise öfke belirtmeyecek, içerdekileri ürkütmeyecek, korkutmayacak kabalık ifade etmeyecek bir şekilde ve kapının çalındığını kendilerine duyuracak bir şiddette çalınabilir.
