Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ’dan rivâyet edilmiştir:
“Ebu Bekr’in bir kölesi vardı. Kazancından, Ebu Bekr’in belirlediği miktar haracı her gün Ebu Bekr’e verirdi. Ebu Bekr’de onun getirdiği bu haraçtan yerdi. O köle bir gün kazancından bir şey getirmişti. Ebu Bekr’de kölenin getirdiği o şeyden yedi. Köle, Ebu Bekr’e:
– ‘Bu sana getirdiğim şeyin ne olduğunu biliyor musun?’ diye sordu. Ebu Bekr:
– ‘(Getirdiğin) o şey nedir?’ dedi. Köle:
– ‘Cahiliyet döneminde bir insana kahinlik yapıp gelecekten bir takım haberler verirdim. Fakat kahinliği güzel yapamıyor, sadece o insanı aldatıyordum. O insan (bugün) benimle karşılaşıp kahinliğim karşılığında bana ücretimi verdi. İşte şimdi senin yediğin şey, bana verilen o ücrettendir.’ dedi.
Bunun üzerine Ebu Bekr, elini ağzına sokup karnındaki her şeyi kustu.”
(Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr 26)
(Kahin: Gelecek zamanda meydana gelecek olaylardan haber veren ve gelecekte olacak sırları bildiğini iddia eden kimsedir.
Cahiliyye devrinde gelecekten haber verme ile ilgili hurafeler çoktu. İslam dini bu tür hurafeleri yasaklamıştır. İnsanları aldatarak elde edilen kazançlar haram olduğu için, Ebu Bekr, bu tür bir kazançtan yediği şeyleri elini ağzına sokarak küsmüştür.)
