b) Kayıplık,
c) Kocanın nafakayı kesmesi,
d) Kötü davranma ve geçimsizlik,
e) Kadına cinsel yaklaşmama yemini (ilâ),
f) Lanetleşme (Mülâane).
Genel anlamda İslamda üç boşamadan bahsedilir:
Birincisi: Kocanın tek taraflı irade beyanıyla yapmış olduğu boşanmadır ki, gerçekleşmesi için bir mahkeme kararına ihtiyaç yoktur. Erkeğin boşama hakkı 3 talakla sınırlandırılmıştır. (927)
Bir de nikah akdi esnasında kadın, eşinden boşama hakkının kendisinde ol. nasını ister de kocası da vermişse evlendikten sonra kadın bu hakkını kullanırsa boşama meydana gelir. Tabii burda kaç boşama sayısının kadına verildiği belirtilmelidir. Kadın aldığı sayı kadar hakkını kullanabilir.
İkincisi: Karı-kocanın anlaşarak boşanmasıdır ki buna da muhâla’a adı verilir. (928)
Üçüncüsü:
– Eşlerden birinin dinden çıkması,
– Hür, akıllı ve ergen kadının dengi olmayan bir erkekle ya da mehri misilden daha az bir mehirle evlenmesine itiraz edilmesi,
– Büluğ muhayyerliğine dayanaraK ergenlik çağına giren çocuğun evliliğe itirazı,
– Nafakanın (beslenme, giyinme, konut, tedavi…) temin edilememesi,
– Kocanın kaybolması,
– Şiddetli geçimsizlik,
– Eşlerde bulunan bazı kusurlar ve hastalıklar,
– Süt akrabalığının doğurduğu haramlık,
– Mehrin tam olarak verilmemesi… gibi belirli sebeplerin varlığı durumunda tarafların mahkeme kararıyla boşanmalarıdır. Tefrik veya kazâî boşanma denen bu tür boşanmada, diğer ikisinin aksine kocanın ayrılmaya razı olması şart değildir. Hakimin kararı boşanmanın gerçekleşmesi için yetmektedir.
Her üç tür boşanmaya da talak denmekle beraber, bu terim daha çok tek taraflı irade beyanıyla yapılan bu tür boşanmalar için kullanılmaktadır.


