“…Ey peygamber! Toplumu ilgilendiren her konuda ümmetine danış, görüşlerini al!…” (Al-i İmran 159]
“…0 mü’minler ki, işlerini aralarında danışarak yaparlar.” (Şûra 38]
Cabir -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Kur’an’dan bir sure öğretir gibi her iş için bize istihareyi öğretir ve şöyle buyururdu:
“Herhangi biriniz bir iş yapmak istediğinde farz namazlardan ayrı olarak iki rekat namaz kılsın, namazdan sonra şöyle desin: “Allah’ım sen her şeyi bilirsin bu hususta hakkımda hayırlı olanı da bana bildir. Senin her şeye gücün yetiği için senden güç ve kuvvet istiyorum. Her şeyi bilhassa bu işimle alakalı hayırlı olanı nasib etmeni senin o büyük lütfundan istiyorum. Çünkü senin gücün her şeye yeter, benim ise yetmez. Sen her şeyi bilirsin, ben bilemem, şüphesiz sen duyularla idrak edilemeyen bilinemeyen şeyleri de bilirsin. Allahım eğer bu iş hakkımda, dinimde, dünyamda ve ahiretim için şimdi veya daha sonrası için hayırlı olduğunu biliyorsan ki mutlaka biliyorsun onu yapmayı bana nasib et, kolaylık ver ve onu bana mübarek kıl. Şayet bu iş benim dinim, dünyam ve ahiretim için kötü ve şerli olduğunu biliyorsan ki mutlaka bilirsin şimdi veya daha sonrası için kötü ve şerli olduğunu biliyorsan onu benden beni ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana nasib et, sonra da beni onunla memnun et.” der, sonra isteyeceğini söylerdi. (Buhari, Teheccüd 28)
