Çocukların ilk 2 yılı ana dilin yerleşmesi dönemidir. Pedagojik olarak ikinci dil öğreniminin, ana dilin, bu temel atma döneminden sonra olması tercih edilmelidir.
Çocuğuna ikinci dil öğretmek isteyen ebeveynlerin dikkat edecekleri hususlar şunlar:
(1) Anne ve baba iki ayrı dil kullanabiliyorsa bu büyük bir avantajdır. Çocuğun önce hangi dilin anadili olacağı aile içinde tespit edilir. Çocuk ilk 6 ay ana dilini duymalıdır. Böylece pasif hafızada ana dile ait fonetik bir alt yapı oluşturulur. Daha sonra diğer ebeveyn devreye girer. Diğer ebeveyn sadece ikinci bir dil ile hitap eder çocuğa. Asla diğer ebeveynin dilini kullanmaz. Bu durumda, her iki ebeveyn de çocuğa ayrı dil ile hitap etmiş olur. Çocuk bir süre sonra hangi ebeveyni ile karşılaşırsa, o ebeveynin dili ile konuşmaya başlayacaktır. Hatta öyle ki çocuk iki dil konuştuğunun farkına bile varmadan, iki ayrı dili öğrenir.
(2) İki dil öğrenecek olan çocuklarda ana dilin annenin konuştuğu dil olması, dil öğrenme sürecini olumlu etkiler.
(3) Çocuk A yaşından sonra üçüncü bir dil konuşan kişi ile de birlikte olursa, hiç zorlanmadan bu dilin de alt yapısını oluşturur. İletişimin güçlülüğü nispetinde de bu dili de zorlanmadan öğrenir.
(4) Çocuğun yanında farklı bir dile sahip olan bir bakıcının olması dil öğrenimini kolaylaştırır. Dile önem veren aileler kişileri tercih ederken başka bir dil konuşan bakıcıları tercih edebilirler. Ama unutmamalı ki, hiçbir bakıcı anne kadar çocuğa duygusal destek olamaz.
(5) İkinci dil öğrenirken dikkat edilecek en önemli şey, çocukta fonetik karmaşa oluşturmamaktır. Fonetik karmaşa; çocuğun dil öğrendiği kişinin tek dil yerine iki dilde konuşmasıdır. Örneğin anne hem Türkçe, hem de İngilizce konuşursa çocukta bu bir fonetik karmaşaya yol açabilir. Çocuğun öğreneceği her bir dil, sadece bir şahısla olmalıdır.
