Abdullah b. Ömer’den (radıyallâhu ‘anh) şöyle rivayet edilir: “Kıyamet günü içki içenler yüzleri simsiyah, gözlerinin feri sönmüş, dili göğsüne sarkmış salyalarını akıtır bir vaziyette getirilir. Onu gören herkes pis kokusundan tiksinerek uzaklaşır. İçki içenlere selâm vermeyin. Hastalandıkları zaman ziyaretlerine gitmeyin. Öldüklerinde cenazelerine de katılmayın.”
Mesrûk (radıyallâhu ‘anh) demiştir ki: “İçki içen kimse putlara tapan kimse gibidir. İçki içen kimse Lât ve Uzzâ adlı putlara tapan kimse gibidir.”
Ka’b el-Ahbâr (radıyallâhu ‘anh) demiştir ki: “Cehennemden bir kadeh ateş içmem, bir kadeh şarap içmekten daha iyidir.”
ibn Ömer’den (radıyallâhu ‘anh) rivâyete göre, Resûlullah (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her sarhoşluk veren şaraptır. Her sarhoşluk veren haramdır. Her kim şarabı devamlı içerek tövbe etmeden ölür giderse ahirette sarhoşluk vermeyen şaraptan içemez.”
1 Mesrûk b. Ecda’ b. Mâlik el-Hemedânî. Tâbiîndendir. Yemen halkındandır. Ebû Bekir radıyallâhu ‘anh zamanında Medine’ye gelmiş daha sonra ise Kûfe’ye yerleşmiştir. Hz. Ali radıyallâhu ‘anh ile birlikte birçok savaşa katılmıştır. Hicrî 34 yılında vefat etmiştir.
2 Ka’b b. Mâti el-Himyerî. Tâbiîndendir. Yemen’deki Yahudi âlimlerindendi. Hz. Ebû Bekir radıyallâhu ‘anh zamanında Müslüman oldu. Hz. Ömer’in halifeliği sırasında Medine’ye geldi. Sahabeler ondan geçmiş ümmetler hakkında pek çok bilgiler edindiler. Humus’da Hicrî 32 senesinde vefat etti.
Nebî (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) her sarhoşluk verenin haram olduğunu bildirmiştir. Yani bu içkinin kaynatılarak, bekletilerek veya diğer başka usuller kullanılarak yapılması arasında herhangi bir fark yoktur.
Nitekim Câbir b. Abdullah’ın rivayet ettiği bir hadiste Resûl-i Ekrem (sallallâhu ‘aleyhi ve sellem) buyurmaktadır ki:
“Çoğu sarhoşluk verenin azı da haramdır.”
Hadisin bir başka rivayetinde de ise şu ifade yer alır:
“Bir farak’ı sarhoşluk eden şeyin bir yudumu da haramdır.”

