Hz. Muhammed’in Miraca Yükseldiği Yer

By | 1 Ağustos 2019

Mekke ve Medine gibi özel yerlerde çok uyanık olmak lazımdır. Karşınıza kimin çıkacağını, sizi alıp nerelere taşıyacağını tahmin bile edemezsiniz. Bu tarihî coğrafyada ayağınızın bastığı hemen her yerde meydana gelen nice hadiseye vâkıf olmak, Hz.Muhammed’in (sas) izini sürebilmek için önünüze çıkacak fırsatları iyi değerlendirmek gerekmektedir. Şimdi sizlere, yıllar önce başımdan geçen bir hadiseyi anlatmak istiyorum. Öyle ilginç bir hadise ki resmen bir sır kapısı ve neticesinde Peygamber Efendimiz(sas)’in Miraç basamağını öğrenişimiz.

Mekke’ye çekim için geldiğimiz bir dönemde ziyaretlerimiz sırasında nereden çıktığını anlayamadığımız yaşlı bir amca yanımıza geldi. Grubumuzun hocalarından birine yanaştı ve bir şeyler konuştular. Sonradan, 17 yıldır burada yaşadığım öğrendiğimiz ve Yalovalı  olan amcamızın anlattıklarını dinleyen hocamız ona hitaben, “Bana anlattıklarını ona da anlatır mısın?” diyerek beni işaret etti. Amca, “Herkese anlatılmaz,” diyerek geçiştirdi. Daha sonra öğrendiğimize göre hocamız arabadan indiğinde bu amca kendisine doğru yaklaşmış ve, “Evladım kimsiniz, nerelisiniz?” diye sormuş. Hocamız da, “Asıl sen nerelisin amca?” demiş ve aralarında bir yakınlık kurarak sohbet etmeye başlamışlar. Sohbetleri esnasında yaşlı amcamız buralara geliş hikâyesini şöyle anlatmış, “Oğlum ben Yalova’nın filan köyünde yaşıyordum. İçime buraların ateşi düştü. Kabe’yi görme arzusu içimde dayanılmaz bir hal aldı. Az bir param vardı. Onu yanıma aldım ve düştüm yollara. Gölcük’e geldiğimde param bitmişti. Kendimi bir camiye attım. Bir yandan ağlıyor bir yandan da Rabbime yalvarıyordum. Birden caminin kıble duvarları açıldı. Kâbe göründü ve bana seslenerek, “Seni buraya alacağız üzülme,” dedi.
Amcanın anlattığı olay sır kapısının aralandığı bir an gibi gözüküyor. Bu tür vakalar akıl gözüyle değil ancak kalp gözüyle anlaşılabilir. Kendisine buralarda araştırma yaptığımızı Peygamber Efendimiz’in(sas) izini sürdüğümüzü söyleyince tebessüm etti ve, “Bu gece saat on bir buçuk da Fetih Kapısı’nın önüne gelin size göstereceklerim var,” dedi ve yanımızdan ayrıldı.
Hocamla şaşkın bir şekilde birbirimize baktık. Evet, Mekke gerçekten farklı bir şehir ama sadece Kâbe ve diğer mukaddes emanetleriyle değil, üzerindeki yaşayanlarıyla da farklı bir şehir. Kim bilir bizim bilmediğimiz ne gönül ehli kişiler buralarda dolaşıyordur.