Mekke’nin tabir yerinde ise her yeri tarih kaynıyor. Hz. Muhammed’in(sas) hayatında 0’nunla(sas) oturup kalkmış kişilere ait hatıralar ve hatta kabirler bile bu şehrin muhtelif yerlerinde karşınıza çıkabiliyor, işte onlardan biri de Kâinatın Efendisi’nin(sas) mübarek eşleri Hz. Meymûne’ye ait.
Bu mübarek kabri ziyaret etmek için Mekke’den bu kez Taif taraflarına değil, Medine yönüne doğru ilerlemelisiniz. Önünüze Şerahbiye Hastanesi gelecektir. Hastanenin ilerisindeki trafik ışıklarından yaklaşık bir kilometre sonra solda beyaz duvarlarla çevrili bir yapıyla karşılaşırsınız. Buraya Vadi-yi Serik diyorlar. Bu vadiyi boydan boya ikiye ayıran çift şeritli bir yol Mekke’yi Medine’ye bağlıyor. Bugün hacca, umreye gelenler bu otobanı kullanarak bu iki
mukaddes şehir arasında yolculuk yapıyorlar. Mekke’den çıkmışsanız yolun solunda, eğer Medine’den geliyorsanız yolunuzun sağında dört duvarla çevrili bir mekân göreceksiniz. İçeride sadece küçük bir kabir görülüyor. Burası Peygamber Efendimiz’intsas) eşleri Hz. Meymûne’nin kabri.
Hudeybiye Anlaşması yapılıp 628 yılında hac yapamadan geriye dönen Efendimiz(sas), ertesi sene aynı gayeyle Mekke’ye geldiğinde, amcası Hz. Abbas, kendisine eşinin kardeşiyle evlenmesi teklifinde bulunur, Efendimiz(sas) bu teklifi kabul eder. Fakat bu izdivacın harem hudutları içerisinde gerçekleşmesini arzu eder. Bu sebeple Mekkeli müşriklere, izdivacın Mekke’de gerçekleşmesini istediğini, burada Mekke’ye yemek ziyafeti vereceğini söyler. İhtimal ki bununla Mekkelilerin kalplerini kazanmayı da düşünmüştü. Ama müşrikler bu teklifi reddeder. Bunun üzerine Efendimiz(sas) zifafını işte tam bu bulunduğumuz yerde yapar. Düğün gecesi, Vadi-yi Serik’te yani burada bulunan bir semure ağacının altında kurulan çadırda geçirilir. Semure ve bu mekân Hz. Meymûne’nin kaderinde önemli bir yer tutar. Zira Efendimiz’le(sas) burada zifafa giren Hz. Meymûne Hicri 51 yılında, Hz. Muaviye’nin hilâfeti döneminde buraya gelmiş ve hastalanarak burada bu semure ağacı altında vefat etmiştir. Kabri de yine buraya yapılmıştır. Osmanlılar döneminde burası yeşillik, sulak bir yermiş. Eyüp Sabri Paşa’nm Miratü’l-Haremeyn isimli eserinde Hz. Meymûne’nin kabrinin resmi mevcuttur. O resimde kubbeli bir türbe ve bir de sebil göze çarpar.
Mekke yerlileri Hz. Meymûne’yi her sene anıyor. Safer ayı içinde buraya toplanan çevre halkı annemiz için mevlid okutup, yemek dağıtıyorlar.
